Sputnik Sevgilim'i uzaya fırlatmak istiyorum.
3/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Bu benim yazarla tanışma kitabımdı. Muhtemelen de bir daha randevuya çıkmayacağız Kitaptaki benzetmeleri çoğunlukla çok leziz bulmuş olsam da, içeriğindeki cinsellik teması bir tık az olsaydı gençlik romanları kategorisinde değerlendirilmesi bence daha uygun olurdu. Ne kadar derinleşmeye çalıştıysa da bana göre yüzeyde kalmış. Konu güzel başlıyor fakat zamanla hikaye çok havada kalıyor. Rüya mı, parelel evren mi ya da psikolojik bir bölünmemi okuyoruz ayırt etmek zorlaşıyor. Ayrıca milliyetçi damarıma çok dokunan sayfalar vardı. Cahilce yazılıp Türklere etiket olarak yapıştırılmış resmen. Yazar bir Yunan dostu ve Yunanistan aşığı. Konu kazığa oturtma cezası. Bildiğim bir gerçek olmasına rağmen yine de Google ve chat GBT den soruşturdum. O bile Türklerin böyle bir şey yapmadığını kabul ediyor. Tam olarak şöyle yazıyor. Osmanlı tarihinde ve sınırlarında "kazığa oturtma" cezası genellikle Osmanlılar tarafından değil, Eflak Voyvodası III. Vlad (Kazıklı Voyvoda) tarafından Osmanlı askerlerine ve elçilerine uygulanmıştır. Son olarak bu romanı haricinde 2 farklı kitabında da konuların aynı olduğunu, hatta karakterleri ve olaylarına kadar herşeyin aynı olduğunu okuyunca bir daha kesinlikle okumayacağıma emin oldum. Hangi temayı kullanırsa para kazanacağını keşfetmiş bir yazar gibi göründü gözüme. Okumak isteyen buyursun.
Sputnik SevgilimHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20167,1bin okunma
10/10
·616 syf.·
Beğendi
·
2026 65. kitabı
Muhteşem Binyıl Tarihi kurgu, fantastik karışımını nadiren kitaplarda buluruz. Bulunca da okuru doyuran cinsten olanını isteriz. İşte bu kitap sizlere dizi tadında bir epik macera kurgusu vaat ediyor. İçerisinde Osmanlı imparatorluğu, yeniçeriler, Eflak Voyvodası - Kazıklı - Vlad , zamanlar arası yolculuk derken yok yok. İsmini aldığı kişiden mütevelli Alp Er Tunga adlı yiğit yeniçeri Sultan'ın en önemli adamlarından biri. Sultanın kendisini Vlad'a gönderme görevini aldıktan sonra kitap şekillenmeye başlıyor. Öbür yanda Alp Er Tunga'nın sevdiği Angela var. Kalbinde onunla çıkıyor bu göreve. Yeniçerinin Vlad , Kont Drakula ile tanışması ve Vlad'ın onu dönüştürmesini okumak çok heyecanlıydı. Onu duygusuz, kalbi atmayan, ölüden farksız yürüyen bir cesede çevirmesi kitabın geri kalanını nasıl etkileyecek merak edeceksiniz. Görevi ne olacak? Geride bıraktığı sevdiği Angela ne olacak ? " Kangren olmuş uzuvlar lavanta suyuyla iyileştirilemez. " Drakula'nın ölüme terk ettiği eşi Anastasia'nın geri dönüşü, yeni eşi Ilona'yı da benzer şekilde bırakması ironik bir karakter belirtisiymiş meğer. Aşk üçgeni, intikam ne ararsak var derken ciddiyim. Anastasia büyüsünü yaparken, daha önce Alp Er Tunga'nın kendisine verdiği şansı verip uzun bir ömür bırakıyor. Ve zaman. " Ama sevgi güç verir, zamanda imkan. Büyük engellerde bulur, büyük hazzı insan. " Peki Alp Er Tunga hatalarını telafi edebilecek mi? Zaman makinesi ile katman katman yaşanan , en başa dönüp tekrar sonu yaşamalar , hikayeyi bir sarmal içinde yaşatıyor. Güzel kısmı bunun okuru sıkmak yerine daha sonra ne olacağını merak ettirmesi. İlk sayfalardan beri söylediğim şey hiç değişmedi. " Ben ne okuyorum böyle ! " Sizlerde de aynı etkiyi bırakacağına eminim. Kitapları Kurtaran Kedi Muhteşem Binyıl Hazan Mengü
Muhteşem BinyılHazan Mengü · Gutenberg · 202610 okunma
Reklam
10/10
·528 syf.··
2026 44. kitabı
Türklerin elinden Kur’ân-ı Kerim’i almadıkça onları yenemeyiz." (William Ewart Gladstone) İngiltere ve Rusya'nın Osmanlı devleti'ni bölme ve yok etme çabalarını tüm gerçekliğiyle yansıtan bir kitap. Öyle ki Osmanlı devleti'nin hem Avrupa kıskacına hem de içerdeki hainlere karşı nasıl bir mücadele verdiğini ve oynanan Büyük Oyunun nasıl planlandığını nelerin bahane edildiğini okudukça neler olup bittiğini daha iyi anlayacaksınız. 19. yüzyıl belkide dünyanın en bela zamanıydı, Balkanlarda kaynayan milliyetçilik kazanı, Kırım savaşı, Eflak ve Boğdan'ın birleşmesi, Bulgar meselesi, Ermeni sorunu, Mısır'ın işgali ve Yahudi'lerin Filistin'e yerleştirilmeleri süreçleri karşımıza çıkar. Bütün bu olayların arkasında İngiliz Willam Ewart Gladstone vardı, o İslam ve Türk düşmanı haçlı savaşçısı bir kişiliğe sahipti, Osmanlı'nın yıkılması sömürgeciliğin daha geniş bir coğrafyaya yayılması demekti. Kitap bahsettiği dönem açısından tam bir bilgi hazinesidir. Tarih ve Siyaset konularına ilgi duyanların okumasını şiddetle tavsiye ederim.
Büyük OyunTaha Niyazi Karaca · Timaş Yayınları · 201848 okunma
Puan vermedi·222 syf.·
2026 11. kitabı
Okudum bitirdim. Sultan Mehmed'in İntikamı /Ayhan Kayhan Kıymetli Yazarımız Ayhan Kayhan beyin hediyesi olan, "Sultan Mehmed'in intikamı" kitabı için kendisine teşekkür ediyorum. Kaleminiz daim, okurunuz bol olsun. Ayhan Kayhan, bu romanda Fatih'i, tarihsel bilgiyi kuru bir anlatıdan çıkarıp güçlü bir psikolojik derinlikle yeniden kuruyor. Fatih Sultan Mehmed'in 1462 Eflak seferini ve Kazıklı Voyvoda Vlad Dracula ile mücadelesini konu alan sürükleyici bir Roman okuyorsunuz. Kitabın konusuna gelince; Entrikalarla büyüyen genç Sultan Mehmed, yeniden tahta çıktığında karşısında yalnızca İstanbul’un surlarını değil, geçmişin ihanetini ve içindeki bastırılmış öfkeyi buluyor. Fatih ile Kazıklı Voyvoda Vlad arasındaki bu mücadele, sadece iki düşmanın değil; korkuyla yönetilen iktidar ile adaletle ayakta durmaya çalışan bir liderin hesaplaşmasıdır. Vahşet, intikamı körüklerken; verilen her karar Fatih’i biraz daha yalnızlaştırıyor ve sinsi oyunlarla uğraştırıyor Bu roman, bir fetihten çok daha fazlasını anlatıyor: Gücün, adaletten koptuğunda neye dönüştüğünü sorgulayan sarsıcı bir tarih hikâyesi. Uzun zamandır tarihi bir Roman okumamıştım, özlemişim açıkçası. Tek nefeste okuyacağınız kitap. Tavsiyemdir.
Sultan Mehmed’in İntikamıAyhan Kayhan · Mythos Kitap · 20258 okunma
8/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 09:47
Lou Andreas-Salomé'den daha önce Arayışlar kitabını okuyup sevmiştim ama yazarın diğer kitaplarına göz atmamıştım. Kendi hayatını öğrenince tüm eserlerini okumak gibi bir istekle doldum. Feniçka eseri bazı otobiyografik izler barındırıyor gibi hissettirdi. Geçtiği dönemin kadına ve erkeğe bakış açısını görebildiğimiz, aynı zamanda o zaman kabul edilmeyecek kadar bağımsız ve eğitimli bir kadının hayatına tanık olduğumuz kısa bir eser. Dönemin kadınlarının ve erkeklerinin aksine evliliği kadın için bir zorunluluk olarak görmemesi ve kadınların eğitim alması yönündeki birçok cümlesini çok sevdim. Aradan 100 yıl geçmiş ama hâlâ bir kadının tek amacının evlilik ve annelik olmaması bazı kadın ve erkeklerin canını sıkıyor. Yıllar geçse de bazılarının cahilliği eğitimle de geçmiyor maalesef. Hoşuma giden bir eseri olduğunu söylemeliyim.
Modern Klasikler Dizisi
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2025 116. kitabı
AYHAN KAYHAN-SULTAN MEHMED'İN İNTİKAMI Bu roman tarihi bir olay örgüsünü epik bir anlatıya dönüştürmeyi amaçlayan, gücünü büyük ölçüde gerçek hadiselerden alan bir eser. Romanın merkezinde 1462 Eflak Seferi yer alıyor. Olay örgüsü, Fatih Sultan Mehmed ile Kazıklı Vovvoda Vlac arasındaki çatışmayı yalnızca iki figürün kişisel düşmanlığı olarak değil, adalet-zulum, devlet aklı-kör vahșet karşıtlığı üzerinden kuruyor. Vlad'ın kazığa oturtma sahneleri, özellikle Hamza Bey'in öldürülmesi gibi tarihsel olarak bilinen olaylar, romanda bir "şok unsuru" olmanın ötesinde. intikamı doğuran kırılma noktaları olarak işleniyor. Bu noktadan sonra anlatı, Fatih'in sadece bir padişah değil soğukkanlı bir stratejisi olarak karar alma süreclerine odaklanıyor. Olaylar ilerledikçe savaş meydanları kadar saray içi dengeler, tereddütler ve liderin yalnızlığı da görünür hâle geliyor. Romanın güçlü yanlarından biri burada: Fatih'i yalnızca "zafer kazanan hükümdar" olarak değil, adalet ile güç arasında denge kurmaya çalışan bir insan olarak resmetmesi. Vladın korku üzerine kurulu yönetimiyle Fatih'in düzen ve hukuk merkezli yaklaşımı arasındaki fark, olay örgüsü içinde sürekli karşı karşıya getiriliyor. Böylece okur, iki liderin eylemlerini yalnızca sonuçlarıyla değil, yöntemleriyle kıyaslama imkânı buluyor. Edebi derinlik açısından roman, dilini abartılı bir destan söylemine yaslamadan, sade ama sert bir anlatım tercih ediyor. Özelikle vahşetin tasvir edildiği bölümlerde süsleme verine doğrudanlık seçilmis; bu da okurda estetik bir hayranlıktan çok etik bir rahatsızlık yaratıyor Bu bilinçli tercih romanın vermek istediği mesaj güçlendiriyor: Güç, ahlaktan koptuğunda yalnızca korku üretir. Verilen temel mesajlar oldukça net ama tek katmanlı değil: • Adalet olmadan kazanılan zaferin kalıcı
Sultan Mehmed’in İntikamıAyhan Kayhan · Mythos Kitap · 20258 okunma
Reklam
Reklam