Puan vermedi·201 syf.··
2026 75. kitabı
Sokrates'in Savunması, Atina hukuku tarafından gençlerin ahlakını bozmak ve şehrin tanrılarına inanmamakla suçlanan filozofun, mahkeme heyeti önünde yaptığı tarihi ve felsefi konuşmaları aktarır. Platon, hocasının idama mahkum edilme pahasına hakikatten, adaletten ve sorgulanmayan bir hayatın yaşanmaya değer olmadığı fikrinden ödün vermeyişini destansı bir dille kayda geçirir.
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma
9/10
·179 syf.··
2026 62. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 20:19
Platonun bu kitablari felsefeye yeni başlayanlar uçun bezen çetin gorune biler.Kitab Tamamilə sual-cavab üzərində qurulub ve İnsan zehnini işlətməyə məcbur edir. Platonun novbeti sorğu sual dialoqa esaslanan kitabi ,bu kitablarini en çox sevmeyimim sebebi antik yunan /roma felsefesine olan sevgim ve dialoqlarin bir terefinde hemise Sokratin olmasidir.Bildiyimiz kimi Platon Sokratin telebesidir ve demek olarki butun kitablarin ekser hissesini Sokratin heyatina ,dialoqlarina,Sokrat felsefesine hesr etmişdir ve onun sozlerini yazmişdir .Platon okuyarken eslinde siz Sokrati oxumuş sayilirsiz ve onu daha yaxindan tanimiş olursuz. Platon bu əsərdə Sokrat ilə gənc riyaziyyatçı Theaitetos arasında söhbət qurur. Onlar insanın necə bildiyini, həqiqətin nə olduğunu və biliyin tərifini araşdırırlar. Bilik hissiyyatdırmı?,Bilik doğru fikirdirmi?,Bilik əsaslandırılmış doğru fikirdirmi?
TheaitetosPlaton (Eflatun) · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1997354 okunma
Reklam
Bir devletin kaderi onu yönetenlerin karakteri kadar iyidir.
10/10
·372 syf.·
2026 31. kitabı
Devlet – Platon Bazı kitaplar yalnızca bir hikâye anlatır, bazıları ise insanı kendi düşünceleriyle baş başa bırakır. Devlet onlardan biri. Platon, “Adalet nedir?” sorusundan yola çıkarak ideal bir devlet tasarlar. Ancak kitap ilerledikçe anlıyoruz ki anlatılan yalnızca bir devlet değil; insanın kendisidir. Çünkü adalet önce insanın içinde başlar. Eser boyunca bilgi, erdem, eğitim ve yönetim üzerine düşündürücü fikirlerle karşılaşıyoruz. Özellikle mağara alegorisi, insanların çoğu zaman gördükleriyle yetindiğini; hakikatin ise sorgulamaktan geçtiğini anlatan unutulmaz bir metafor. Bugünün dünyasında Platon’un tüm fikirlerine katılmak mümkün olmayabilir. Ancak onun asıl amacı bir yönetim sistemi önermekten çok, “Nasıl daha iyi bir insan ve daha iyi bir toplum olabiliriz?” sorusunu sordurmaktır. Kitabı bitirdiğimde geriye kalan şey, belirli bir yönetim biçiminden çok şu düşünce oldu: Adalet önce insanın içinde kurulmalıdır. Çünkü kendi ruhunda düzen kuramayanların kurduğu toplumlarda gerçek adaletin ortaya çıkması zordur. Belki de Devlet’in asıl değeri burada yatar. Platon bize mükemmel bir devlet vaat etmez; daha iyi bir insan ve daha bilinçli bir toplum olmanın mümkün olup olmadığını sordurur. Ve aradan geçen yüzyıllara rağmen bu soru hâlâ güncelliğini korur. “Hakikate giden yol, mağaranın duvarındaki gölgelerden şüphe etmekle başlar.” Kitabın temel sorusu: Adalet nedir? Platon, diyalog boyunca şu sorunun peşinden gider: “Adil olmak neden iyidir?” Bir insan haksızlık yapabiliyorken neden adil kalmalıdır? Bu soruya cevap verirken ideal devleti kurar ve aslında devleti anlatırken insan ruhunu anlatır. Üç sınıf – üç ruh hali Platon’a göre hem devlet hem de insan üç parçadan oluşur:
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir.
Puan vermedi·201 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:03
Sokrates’in herhangi bir eser kaleme almamış olması, aslında onun felsefesinin en tutarlı kanıtıdır. O, bilgiyi kâğıda hapsetmek yerine, yaşayan insan zihninde, karşılıklı bir diyalog süzgecinden geçirerek aramayı seçti. Platon’un kaleminden süzülüp bize ulaşan "Sokrates’in Savunması", sadece Atina mahkemelerinde geçen bir davanın kayıtları değil; insan olma onurunun, dogma karşısında verdiği o kadim ve sarsıcı mücadelenin destanıdır. Platon’un hocası için söylediği şu söz, eserin anahtarı niteliğindedir: "Sokrates, her şeyden kuşkulanmanın doğurduğu belirsizliği aşabilmek için, mutlak etik değerlere dayanarak gerçek bilgeliği aramanın gerektiğini savunur." Sokrates’in suçu, Atina’nın o dönemdeki "karanlık" huzurunu bozmak, gençlerin zihinlerinde şüphe tohumları ekmek ve "bildiğini sananların" cehaletini yüzlerine vurmaktı. Bugünün dünyasında bile "sorgulayan zihnin" neden hala bir tehdit olarak algılandığını, 2400 yıl öncesinden bizlere haykıran bir metin bu. "Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir. Sokrates " Bu cümle, cehaletin en utanç verici formunun "bildiğini zannetmek" olduğunu gösteren bir bilgeliğin zirvesidir. Sokrates, ölümü bir kaçışla -firar ederek veya cezayı paraya çevirerek- erteleyebilecekken bunu reddeder. Çünkü o, ölümden değil; haksızlıktan, kendi ilkelerine ihanet etmekten ve ruhundaki o ahlaki tutarlılığı yitirmekten korkmaktadır. Onun için "kendini savunup ölmeyi, yalvarıp yakararak yaşamaya yeğ tutmak", mağlubiyet değil, felsefi bir zaferdir. Kitabın yapısını incelediğimizde; Euthyphron ile başlayan, savunmayla zirveye ulaşan, Kriton ile sadakati/hukuku sorgulatan ve Phaidon ile ruhun ölümsüzlüğüne odaklanan dört bölümlük bir "yaşam kılavuzu" ile karşılaşıyoruz. Özellikle Kriton bölümündeki o firar teklifi, Sokrates’in kendi
1000Kitap
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2024 3. kitabı
Platon'un "Devlet" kitabı temel kitaplardan biri diyebiliriz. Bir kitap düşünün ki devlet yönetiminin ve bir devletin dolayısıyla bir ülkenin, insanın yaşadığı mekanın nasıl olması gerektiğini ve nasıl idare edilmesi gerektiğini söylesin. Ve bugün bile bu eserde yazılanların günümüz devletlerinde belki farklı biçimde olsa da özde aynı şekilde uygulandığını görelim.
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 40. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 19:53
Bu əsərdə biz həm fəlsəfə, həm də romantika görürük. Filmlərin şablonu, həyatımızda bir ümid axtardığımız ruh ekizi söhbəti burdan çıxıbmış.Aristofanın dilindən deyilən mifə görə 2500 il əvvəl insanlar bütöv varlıqlar imiş, lakin tanrılar tərəfindən cəzalandırılaraq iki yerə bölünüblər. O vaxtdan bəri hər birimiz dünyada öz saf, itirilmiş digər yarımızı axtarırıq. Zaman keçir, əsrlər dəyişir, bəlkə sevgi də öz köhnə mahiyyətini itirir, amma insanın o bütövləşmək arzusu heç vaxt bitmir. Çünki dövrümüzdə alternativlər çoxalır. Bəs eşq həqiqətən nədir? Sizin ruh ekiziniz olan, xarakteri sizə tam uyğun gələn birinə bəslənən o ali duyğular, yoxsa sadəcə zahiri gözəlliyinə valeh olduğunuz insana qarşı duyulan keçici bir ehtiras¿
The SymposiumPlaton (Eflatun) · Penguin Classics · 19935,2bin okunma
Reklam
Reklam