Bazılarının "insan düşmanı" olması gibi biz de "düşünce düşmanı" olmayalım, çünkü düşüncelerden nefret etmek kadar kötü bir şey olamaz, dedi Sokrates. Aslında düşünce düşmanlığı da insan düşmanlığının oluştuğu şartlarda ortaya çıkar. İnsan düşmanlığı, insanlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan bir insana sonsuz güven duyup, onu kesinlikle doğru, düzgün ve güvenilir sandıktan sonra kurnaz, güvenilmez ve sandığımızdan farklı olduğunun anlaşılmasıyla ortaya çıkar. Bu hayal kırıklığı, özellikle en yakın ve samimi saydığımız arkadaşlarımızla birkaç kez tekrarlandığında bütün insanlardan nefret etmeye ve hiçbirinde en küçük de olsa sağlıklı bir özellik bulunmadığına inanmaya başlarız. Bunun böyle olduğunu sen de hiç fark etmedin mi?
İnsan ruhu aşırı mutluluk ya da acı duyduğunda, hiç de öyle olmadığı hâlde, bu duyguları açık ve gerçek nedenler yüzünden yaşadığını sanabilir. Oysa bu nedenler genellikle görünür nedenlerdir, öyle değil mi?
....insanların keyif dediği şey ne kadar da tuhafmış, .....Onun ve karşıtı sayılan acının doğası arasında bunca farklılık varken ve ikisi bir insanda aynı zamanda yanyana bulunmak istemezken, içlerinden birini kovalayıp yakaladığınızda, çifte varlıkları aynı başa bağlanmış gibi, genellikle diğerine de sahip olmak zorundasınız.