Bir şehir Bir kitap… Herkes şehrini yazsın…
1. Adana — İnce Memed — Yaşar Kemal 2. Adıyaman — Abum Rabum — İskender Pala 3. Afyon — Büyük Taarruz — Selim Erdoğan 4. Ağrı — Ağrı Dağı Efsanesi — Yaşar Kemal 5. Amasya — Öyle Bir Uğradım — Maral Atmaca 6. Ankara — Kürk Mantolu Madonna — Sabahattin Ali 7. Antalya — Karabibik — Nabizade Nazım 8. Artvin — Güneşin Katili — Memet Türkan 9. Aydın — Kuyucaklı Yusuf — Sabahattin Ali 10. Balıkesir — Altı Harfli Bir Tatlı — Şermin Yaşar 11. Bilecik — Devlet Ana — Kemal Tahir 12. Bingöl — Güneşin Savrulduğu Yerden — Ahmet Say 13. Bitlis — Amerika’dan Bitlis’e — William Saroyan 14. Bolu — Koçyiğit Köroğlu — A. Kutsi Tecer 15. Burdur — Onuncu Köy — Fakir Baykurt 16. Bursa — Beş Şehir — Ahmet Hamdi Tanpınar 17. Çanakkale — Diriliş — Turgut Özakman 18. Çankırı — Bozkırdaki Çekirdek — Kemal Tahir 19. Çorum — Barikattaki Çocuk — Ahmet Bozkurt 20. Denizli — Kuşlar Yasına Gider — Hasan Ali Toptaş 21. Diyarbakır — Efsel — İlker Bozdağ 22. Edirne — Azap Toprakları — Emine Işınsu 23. Elazığ — Yarası Saklı — Başak Kızıltan 24. Erzincan — Köprü — Ayşe Kulin 25. Erzurum — Erzurum Yolculuğu — Aleksandr Puşkin 26. Eskişehir — Üç Beş Kişi — Adalet Ağaoğlu 27. Gaziantep — Patasana — Ahmet Ümit 28. Giresun — Paranoya — Hasan Bulut
1000Kitap
EFSEL
Diyarbakır sokaklarının mistik atmosferine, zamanın akışının ötesine geçen bir yolculuğa hazır olun: İlker Bozdağ’ın “Efsel” adlı romanı, sizi kader ve özgür irade kavşaklarında dolaştıran eşsiz bir deneyim sunuyor. Zamana ve mekâna hapsolmuş varoluşun, insana öğretilmiş çaresizliğin ve hologram misali kırılgan iradelerin içinden yükselen fısıltılarla bezenmiş bu eser, ilk cümlesinden itibaren akıcı diliyle ruhunuzu yakalıyor. Bozdağ, karakterleri Feruz ve Efsel’in içsel hesaplaşmaları aracılığıyla; hem bireyin kendi kaderini yeniden yazma arzusunu, hem de önceden oynanmış senaryoların peşindeki kırılgan umudu ustalıkla işlemiş. Okur, sayfaları çevirdikçe hem Diyarbakır’ın tarih kokan surlarına hem de insan ruhunun derinliklerine iniyor. Romanın her öğesi, sürükleyici bir hadisede buluşuyor: Şair Cahit Sıtkı Tarancı’yla hayalî karşılaşmalar, yıkıntılar arasında doğan umut sesleri, açık yeşil gözlerin ardındaki sırlar… Bu motifler, Feruz’un içsel serüvenine eşlik ediyor ve aşkın yalnızca bir arzu değil, aynı zamanda bir arayış olduğunu ortaya koyuyor. Bozdağ’ın sade ama çarpıcı üslubu, okuru hem düşünmeye hem de hissetmeye davet ediyor. “Efsel”, sadece okunacak bir roman değil; sınırları zorlayan fikirleri ve naif duygusallığıyla, kalbinizde ve zihninizde uzun süre iz bırakacak bir keşif yolculuğu.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
EFSEL
Tanrı, bizi belirli zaman ve mekânın içine hapsetmişti. Bizler aciz kullardık. Çünkü zamandan ve mekândan münezzeh değildik. Bu sınırlanmış dünyada karşılaşacağımız kişiler ve olaylar karşısında vereceğimiz kararlar da belli bir ölçüye tabiydi. İrade bende gibi gözükse de hayat; dekoruyla, oyuncularıyla önceden yazılmıştı sanki. Bu, bize öğretilmiş çaresizliğin ta kendisiydi. Biz aslında hologramdan iradelere sahiptik; bir vardık bir yoktuk.
Taş çatlar hasretinde bir efkarlı rüzgar, sunar kokusunu terli bekleyişin Birden saçların iner sokaklara, ayaklanır göğsümde uzak adresin Ve boynunda başlar gecesi Efsel'in... #avaşîn
Şiir