"Ah,insanlar niçin her şeyi anlayamıyorlar? Beş dakika,on dakika,yarım saat kendilerini unutsalar;kendilerini karşılarındakinin yerine koysalar;tam onun gibi-fakat hiç eksiksiz ve tam- onun gibi duysalar,her şey ne kadar yerli yerinde olacak.Hayır! İllâ ki zıddiyetler,öfkeler,yanlış anlaşmalar,kıskançlıklar,inatlar,şüpheler,hâkim olmak arzuları..."
"Ah,karşımdakine geçiremediğim sevgi,sevinç,şefkat ve hazzı karşımdaki de bana sunamaz;tüm kalbim mutlulukla dolup taşsa bile karşımda kılını kıpırdatmadan duran soğuk birini mutlu edemem."
"Bir başkasının onu nasıl sevebildiğini,sevmeye nasıl hakkı olduğunu bazen anlamıyorum çünkü onu yalnızca ben o kadar yürekten ve o kadar fazla seviyorum ki ne ondan başka bir şey tanıyor ne bir şey biliyorum..."