Çocukluğundan beri her fırsatta kitap okuyan biri. Kariyer, meslek, iş vb hiç önemli değil. Aslolan anlam dünyası, bunu sağlayanların en başında da okumak geliyor.
Ekonomist ve sonra Fr (YL) Tr (Dr) Siyasal ve Sosyal Bilimler
Sema Kaygusuz'un daha önce öykü kitaplarını okumuştum. Ne zaman öykücüler roman yazmaya başlasa, romanları öykülerden oluşmuş hissi veriyor. Bu kitabı iki kısımdan oluşuyor, ilk kısımda anlatılan bir ailenin, özellikle de baba-kızın dünyevi yaşam öyküsü ikinci kısımda ana-oğulun masalsı yaşam öyküsü şeklini alıyor.
Bu romanımsı öykü kitabının ilk kısmı dünyevi öykücüklerden oluşan bir yaşam öyküsü olmasına rağmen, masalsı olan ikinci bölüme göre anlaşılması daha zor. İki kısmı birbirine bağlı düşünebilmek için, yukarıda sözünü ettiğim baba-kız ile ana-oğul dönüşümüne ve ilk kısımdaki kızın kendini arama, ailevi sırları keşfetme, kısaca arınma arayışının, ikinci kısımda oğulun bir yandan büyümeyi kanıtlamak için annesinden ayrılarak öbür yandan yardıma muhtaç kalınca onu arayarak geçirdiği mücadeleli yaşamın sonunda annesiyle tekrar buluşup birlikte huzura kavuşmalarını göz önünde bulundurmak gerek.
Kitabın kilit ibaresinin "gerçeklerle yalan söylemek" olduğunu düşünüyorum. Yalan söylemek kötüdür ama gerçekler adına söylenmesi masumdur. Kitaptaki çileli yaşam ve acılar belki bu yüzden yaşanıyor. Nitekim, kitabın sonuna doğru oğlan yapıp ettiklerinin hesabı görüldükten sonra bir kırbaçlık cezayı bu yüzden alıyor.
Not: Bu incelememi paylaştıktan sonra yaptığım kısa bir web araştırmasında bile bu kitabın hiç anlaşılmadığı, yarıda bırakıldığı gibi bir sürü olumsuz yorum okudum. Bu soruna bir çözüm düşündüm. Bütün kitap okunamıyorsa, iki kısım en azından görünürde konu olarak birbirinden epey farklı iki ayrı uzun öykü olduğu için, daha kolay anlaşılan ve fantastik bir novella gibi olan Altın başlıklı ikinci bölüm okunup kitap bırakılabilir. (Edebiyat eleştirmeni Semih Gümüş benim bu önerimi uygun bulmuyor ama ikinci kısmın ilk kısmın alegorisi olduğunu söyleyerek benim
Bir sanat eseri, yeryüzündeki bir ihtimalden alır gücünü. Ve ihtimale değmek için illaki güzellik gerekir. Güzel bir cümle, zamanın bir yerinde gerçekleşmiş ya da özündeki kehaneti gerçekleştirecek olandır.
Sayfa 256 - Altın kısmının 14. Bölümünde·Kitabı okudu