Çocuklarınız hata yaptığında nerede olmak istiyorsunuz? Onlarla hangi noktada ilişkide olmak istiyorsunuz? Tepelerinden bakarak, hatalarını itiraf etmelerini istemek, öfke göstermek ve haklı çıktığınızı söylemek mi istersiniz? Bir ilişkide kurulacak en zarar verici cümlenin olduğu yer de tam orası: Ben demiştim... Sonra da çocuklarımızın bize sorunlarından bahsetmediklerinden ve seçimleri konusunda yalan söylediklerinden şikayet ederiz. Buna şaşmamak lazım. Çünkü bunu inşa eden biziz...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çocuklar kural ihlallerinin küçük sonuçlarına maruz kalarak büyük hatalar yapmamayı ve daha büyük sonuçlar yaşamamayı öğrenirler. Çocuklarımızı evrenin en eski yasası olan 'ektiğini biçersin' ile ne kadar erken tanıştırırsak (hangi yaşta olurlarsa olsunlar) büyüdükçe daha az büyük sonuçlara ihtiyaç duyarlar.
Çocuklar düzene ihtiyaç duyar ve kural ister. Fakat bunu direkt olarak istemeyi bilmezler. Zayıf sistemlerde düzen bozukluğu hoşlarına gider. Alışırlar, bununla zehirlenirler ve elde ettikleri fazla gücü kaybetmek istemezler. Ebeveynlerin ve çocukların sonsuz çelişkisi burada başlar. Hem sevilmek ve birbirlerine yakın olmak isterler hem de her iki taraf da düzene ihtiyaç duyar. Düzen kurmanın çocuğun işi olmadığı aşikardır, bilinçdışı bir düzeyde çocuk da bunu bilir. Aksi olduğunda da zaten sonuç iyi olmaz.
Endişemiz nedeniyle bizler kategorize etmeye, etiketlemeye ve kehanette bulunmaya bayılıyoruz. Çünkü bunu yapmak; bize Dünya'da bir yer veriyor. Kendimizi olaya dahil, her şeyin üzerinde ve karşımıza çıkacak her şeyle başa çıkabilecek güçte hissediyoruz...