Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim Mevlamızdır. Onun için müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler."
Tevbe, 51
Geleneksel diyalektikte: "İsteseydim sizi tek bir millet yapardım." ilahi fermanının karşıt anlamını yakalama gereği olarak 'öteki' ile beraber var olmanın yolları aranırdı. Öteki denilen şey, ezilip yok edilecek bir şey değil; ancak kendisi ile yarışılacak bir şeydi. "Adem'in çocukları birbirinin uzvu gibidir." diyen Sa'di ve "Varlığı bilmeden kendini bilemezsin ve varlığı bilmek Tanrı'nın kendi eseriyle var olmasının yollarını bilmekse o zaman ben idraki bizi varlığa, varlık bizi Tanrı'ya Tanrı da bizi tekrar bene geri getirir, diyen Molla Sadra gibi bilgelerden aldığımız ilhamla geleneksel ontolojinin karşısında yer alan modern zamanların hakim ötekileştirme eylemini sorgulamalıyız.
Sicistânî'ye göre: " Hikmet; Yunanlıların zihnine, Arapların diline, Farisilerin kalbine ve Çinlilerin eline verilmiştir." Buna göre Yunanlar felsefe ve spekülatif düşüncede, Araplar dil ve hitabette, Farisiler şiir ve sanatta, Çinliler de teknoloji ve el sanatlarında temayüz etmişler ve insanlığın ortak kültürüne katkıda bulunmuşlardır.