Yazarokur

Yazarokur
Suyunu arayan saka~
Avrupa'nın Doğu'yu ve İslam dünyasını bir "öteki" olarak görmesi İslam'ın tarih sahnesine çıktığı 7. yüzyıla kadar geri gider. Ortaçağlarda İslam'ı dini ve teolojik gerekçelerle bir öteki haline getiren Avrupa medeniyeti, bu ötekileştirmeyi modern dönemde; din dışı ve seküler argümanlar kullanarak yapmaktadır. Bu yüzden soğuk savaşın ardından İslam, giderek bir güvenlik sorunu olarak kurgulanmış ve "İslam tehdidi" uluslararası ilişkilerden, göçmen yasalarına kadar her alanda kullanılan elverişli bir siyaset aracı haline gelmiştir. Modern Batı medeniyetinin milliyetçi, dini ve seküler aşırı uçları; İslamı ve müslümanları ötekileştirerek kendilerine bir güvenlik ve meşruiyet alanı yaratmaya çalışıyorlar.
Alıntı
Reklam

Yazarokur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·126 syf.·
8 günde okudu
·
2024 12. kitabı
Martin Heidegger
7.7/10 · 58 okunma
Her neyi, her nasıl düşünmeye çalışırsak çalışalım geleneğin uzamında düşünürüz. Gelenek bizleri -üzeri- düşünmeden kurtarıp artık planlama olmayan bir geri-düşünmeye salıverdiği zaman hüküm sürer. Düşünerek zaten düşünülmüş olana kendimizi verirsek ancak henüz düşünülecek olan da serilir önümüze...
Felsefe
Hangi seslenişi imlemekteyiz? Bütün bir yeryüzü konukluğumuz kendisini her yerde, kâh güle oynaya, kâh ite kakıla, kâh kışkırtılarak, kâh ezilerek her şeyin planlanmasına ve hesaplanmasına vakfetmeye çağrılmış bulur. Nedir bu çağrıda dile gelen? Acaba o, yalnızca insanın başına buyruk keyfiyetinden mi ileri gelmektedir? Yoksa bu bağlamda bizzat var olan mıdır bize ilişen, üstelik öyle ki planlanma ve hesaplanmaya yatkınlığı bakımından bizlere söz yöneltiyordur.
Alıntı
Olanı, düşünerek deneyimlemediğimiz sürece, olacak olana da asla ait olamayız. Olana bakış olup bitiyor mu? Görülenler olarak bizler, varlığın özünün bakış alanına artık ondan kaçamayacağımız bir biçimde alınıp götürülecek miyiz?
1000Kitap
Reklam