İnsan sadece bir saz parçasıdır, tabiattaki en zayıf şeydir; fakat düşünen bir saz parçasıdır. Onu ezmek için kainatın silahlarını kuşanması gerekmez. Azıcık buğu, bir damla su kafidir onu öldürmeye. Ama kainat onu ezdiğinde, onu katleden kainattan daha asildir insan çünkü öldüğünü bilir, kainatın onun üstündeki hükmüne vakıftır. Kainatsa hiçbir şey bilmez...
Geleneklerde sahteliğin ve yapaylığın ağırlığı vardı.Yani insanlar düşündükleri gibi davranmıyorlar ve gerçek tutumlarını gizliyorlardı. Kimin ne düşündüğünü anlamak hiç de kolay değildi. Çoğu zaman aşırı nezaket, dalkavukluğa dönüşüyordu. Hele devlet büyükleriyle konuşurken ya da yazışırken bu dalkavukluğun hiçbir sınırı yoktu. Doruktakilere ve üst düzeydekilere karşı herkesten sonsuz bir saygı bekleniyordu.