“Çarpık bir gen ya da kusurlu bir yumurta, fiziksel hilkat garibeleri üretebiliyorsa aynı işleyiş neden kusurlu bir ruh üretemesin ? Nasıl ki bir bebek kolsuz doğabiliyorsa bir başkası da merhametsiz ya da vicdan potansiyeli olmadan doğamaz mı? Hatta daha da fenası şudur kollarını bir kazada kaybeden kişi bu eksikliğe alışmak için çok büyük çabalar sarfeder ama kolsuz doğan için durum böyle değildir o sadece onu tuhaf bulan insanlar yüzünden acı çeker öteden beri kolsuz olduğu için bunun eksikliğini çekmez. “
Bu paragrafı okuduğumda hiç böyle bir şey düşünmediğimi farkettim. Bir kişi gerçekten vicdansız doğabilir miydi? Zira şu zamanımızda bunca gördüğümüz kötülüğün, insan ya da hayvan farketmeksizin duyulan merhametsizliğin pek ala açıklaması olabilir gibi geldi. Yazar kitapta bu karakterlerden çok güzel bir kurgu oluşturmuş. Bir tarafta içindeki saf kötülük ile doğmuş biri varken diğer tarafta sevgisiz büyüdüğü için istemeden içinden çıkan kötülüğü anlatan bir kitap. Okurken nasıl bitti anlamadım bile beni komple içine aldı kitap çünkü. Uzun zamandır olmayan etkisi altında kaldığım bir kitap oldu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşam, doğası gereği bir ekip işidir. Bunun farkında olarak hem diğerlerinin hem de kendinin varoluşuna saygı gösteren insanlar demokratik bir toplumun temelini oluştururlar.
Kendi yaşamından sorumluluk alan biri yapmış olduğu seçimlerin altında yatan değerleri özümsemiştir. Onun için önemli olan başkasının gözüne girmek değil, kendi gözünde saygısını kaybetmemektir.