Akbal'ın ''spleen'' düşüncesi: #299618931 * Spleen Öyle çok ki hatıram sanki bin yıl yaşadım. Göz göz koca bir çekme, dopdolu bilançolar, Şiirler, aşk mektupları, ilamlar, romanslar, Makbuzlar içinde sarılı ağır saçlar… Benim hazin dimağımdan daha az sır saklar. Bir ehram benim beynim, bir muazzam mahsen, İçinde daha çok ölü var umumi kabirden -Ben ayın tiksindiği bir mezarlığım ki içinde Sürünür uzun kurtlar nedametler halinde Ve saldırır boyuna en aziz ölülerime. Ben eski bir kadın odasıyım solmuş güllerle süslü, İçinde yerlerde yatar yıpranmış modalar bir sürü, Yalnız hazin pasteller, solgun tabloları Boucher’nin Kokusunu teneffüs eder ağzı açık bir şişenin. Hiçbir şey eşit olamaz şu aksıyan günlere uzunlukta Vaktaki karlı yılların ağır kuşbaşları altında, Cansıkıntısı, yemişi küskün meraksızlığın, Genişler ve derinleşir ölümsüzlük kadar yaygın. -Artık sen hiçbir şey değilsin ey canlı madde! Müphem bir dehşetle sarılmış bir gıranitten başka, Uyuşup kalmış sisli bir sahra içinde; Bir sfenkssin ki habersiz ondan aldırışsız dünya, Harita üzerinde unutulmuş, vahşi ruhu ancak
YÜZBAŞI ŞEHİT AGAH İLKOKULU HATIRAM-ÖLÜRÜM TÜRKİYEM KİTABIMDA-KDY
MEMLEKET HASRETİ SELİM GÜRBÜZER Kuzeyinde Bayburt Kalesi, güneyinde Aslan dağı, doğusunda Beyböyrek’in (Bamsi Beyrekin) medfun olduğu Duduzar ve batısında Şehit Osman tepeleri arasında kurulu Dedekorkut diyarı şehrin Şingâh mahallesinde dünyaya geldim. Üstelik dünyaya ebesiz, hemşiresiz gelmişim. İlginçtir anacığım hemen evin yanı başımızda Şingâh çeşmesinden omzuna yüklendiği helkelerle su taşırken doğmuşum. Değim yerindeyse kendi göbeğimi kendim kesmişim. Aslında bende isterdim mahallemizin o nur yüzlü Ebe Memnune teyzemin ellerinde doğmayı, kısmet değilmiş. Olsun, sonuçta ebem olmasa da pırıl pırıl yetiştirdiği büyük oğlu Ülkü Ocakları başkanımız Mustafa Erdemir ağabeyimizin rahle-i tedrisatından geçtik ya, bu ziyadesiyle bize hatıra olarak yeter artar da. Diğer oğlu Uğur Erdemir’de yaşça akran sayılan aynı mahalleden arkadaşımdı. Sadece tek fark onların Şingâh camiinin hemen yanı başında çatılı bahçeli evde oturuyor olmaları, bizim de Yüzbaşı Şehit Agâh İlkokulunun hemen alt başında yarı kerpiç, yarı taştan yapılı çatısız toprak bir evde oturuyor olmamızdır. Neyse ki anamın babama müteaddit defalar yaptığı telkinler netice verirde yıllar sonra bizimde nihayet bir beton arma evimiz oldu. Evet, azim böyle bir şeydir. Nitekim babam at arabacısı olması dolayısıyla ev yapımında kuma hiç para vermedik, yine inşaat için gerekli olan demir, çimento, tuğla ve kereste gibi malzemenin nakliyesi içinde para vermedik. Tabii babam bunları kendi yağı ile kavrulup yaparken bu arada aile fertleri olarak bizde boş durmayıp kimimiz harç gardık, kimimiz tuğla taşıdık, kimimiz su taşımak gibi tam bir imece usulü dayanışma örneği sergiledik. O yıllarda mahallemizin inşaat ustası Abdurrahman Köse’de evin yapımını üstlendi, öyle ki o usta
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ey gülüşü sabahlardan güzel Dünyası düşüncelerden geniş! Ey göğsünde ilahi geriniş Rüyalarıma hükmeden güzel! Hakikate olmaz mı acap ram Yıllardır beslediğim düşünce? Çıkılmaz dağlardan da mı yüce Hasretlerin tırmandığı ehram?
Ehram'
Ey gülüşü sabahlardan güzel Dünyası düşüncelerden geniş Ey göğsünde ilahi direniş Rüyalarıma hükmeden güzel ! Orhan Veli Kanık Bende öyle derin ki bu şiir öyle naif ve güzel bir hitap ki " Rüyalarıma hükmeden güzel! "
Şiir
Ehram
Ey aşılmaz dağların ardında, Ulaşılmaz beldelerden uzak, Hasretin dallarını tutan şak, Mavi, sonsuz bir takın altında! Ey gülüşü sabahlardan güzel, Dünyası düşüncelerden geniş! Ey göğsünde ilahi geriniş, Rüyalarıma hükmeden güzel! ...
Alıntı
QƏZƏL İçimdə bilirsənmi, yar, necə tufanlar var? Laləzar idi qəlbim, indisə qızıl qan var. Mən səni sevən gündən bəxtim evini tale Boyadı qara neyçin, bu qədri kim əlvan var?! Hansı tərəfə baxsam, ol yanə gülüş saçdım, Baxsan, o gülüş altda min naləvü əfğan var. Susmaq da qəbahətdi, dinmək də sözə israf, İndi məgər aləmdə sözdən qanan insan var?! İblis də geyib ehram, eşq beytini dövr etdi, Daş yağdırıb, car çəkdi ki: "Kə'bədə şeytan var!" Dünyadə cana yetdim, vəslin dilərəm, ey yar, Lakin yolum üstündə çox ləşkəri-hicran var. Qəlbiqəmə bəxş eylə fəthi-zəfəri-vüslət, Çün səndəki ləblərdə dərdlərinə dərman var!... Elsevər Qəlbiqəm, 23. 07. 2025.
Şiir