10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2025 83. kitabı
Ben bu kitabı bitiremedim. Sevmedim de bitiremedim değil ha, kıyamadım da bitiremedim. Birinin sanki kalbimi, hislerimi senelerce, haberim olmadan izlemiş de sonradan içimi, acımı kağıda dökmüş olması gibi bir şeyle karşılaşmak beni acayip afallattı. Ve bitiremedim. Altı çizili cümle diye bir şey vardı da, bu kitaba kadar altı çizilmiş sayfalar diye bir mefhum yoktu bende. Baktım cümlelerin hepsinin altını çizsem hiç hoş olmayacak, fihrist kısmında en sevdiğim kısımların başına yıldızlar kondurdum.. Hatta bir gün annem nasılsın diye sorduğunda bir kısmı (yaklaşık 3 sayfa) anneme okudum. Dedim işte böyleyim. Dedim işte böyle hissediyorum. Tuğba Hanım'ın kalemine sağlık. Ne diyelim, daim olsun... (ehram, evime döndüm gibi bir metni yazıp, olabilecek en güzel şekilde seslendirip ağlama isteklerimize bir bahane olduğu için de sonsuz teşekkürler)
Peki Şimdi Ne Olacak?Tuğba Karademir · Fabrik Kitap · 202421 okunma
10/10
Kitaptaki bölümler 1974-76 yılları arasında yazılıp, yayınlanmıştır. Kitabın son bölümü olan "Çıkış" bölümünde şöyle bir ifade yer almakta. "İnsanlığın Dirilişi adlı denememizde hakikata dışından, çevresinden bakmaya çalışmıştık. Kabuktan öze doğru gidişti o. Bu denemede ise, tersine merkezden hareket ettik. İçten dışa, özden kabuğa doğru gittik. Hakikatın kendisi karşımızdaydı ; büyük kapıların birinden girip öbürüne ulaşıyorduk. Sonra, sonunda öyle bir kapıdan girmeye çalıştık ki, bu giriş, bütün kapılardan girmek demek olduktan başka, başlıbaşına, idraki aşan bir giriş de oluyordu. Öyle ki, öbür kapıların hepsi bu kapıya ulaşmak içindi. O kapılar olmasaydı da sadece bu kapı bulunsaydı yine kâfiydi. Ama, yaratılış hikmeti, bu kapılar kosmosunu gerektiriyordu. Ruh, birdenbire ulvi ateşin merkezine ulaşamaz. Ona alışa alışa varacaktır. Yoksa yanar. Nasıl ki, Cebrail de o dolaysızlık noktasında durmasını bilmişti, yanmaktan kurtulmak için.. " Burda bahsedilen kapılar, sırasıyla, kitapta geçen ; Adem, Nuh, İbrahim, Yusuf, Musa, Süleyman, Yahya, İsa (aleyhimüsselam) olup, bütün kapıların ona açıldığı son kapı ise Hz Muhammed (asm) 'dır. Kitaptan bazı alıntılar : Hz. Âdem " Adem' in Adem, cennetin cennet olabilmesi için atılan ilk adımdı Havva'nın gelişi." " Cenneti bulmak için yitirmek gerekiyordu. " " Diriliş başlayınca ölüm seyirci kalır. " " Sevgiye özleyişin katılması içindi Âdem'in dünyaya gönderilişi. Sevmeyi çeşitlendirmek, zenginleştirmek bakımındandı. " " Daha dünyadayken dünyadan çıkmak gerek. Ölmeden önce ölmek gerek. " Hz. Nuh " Gül, güneş, su, çocuk hep olağanüstüdür. Fakat bütün bu olağanüstüler hakkında duygumuzu sürekli olarak koruyamayışımız yok mu? İşte bütün felaket oradan doğuyor, oradan başlıyor. " " İnanan, güvenen kişi, her şeye rağmen,
Yitik CennetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202411,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2023 77. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2023 17:50
"Atatürk içten, özden, yüreği açık bir Ata idi; kılıcı ile ulusunu kurtaran, kalemi ile onu yükselten..." —Agop Martayan Dilâçar . . . Bizim için özel bir anlamı olmayan, direkt olarak bizim yararımıza hizmet etmeyen ancak hayranlık duyduğumuz nice değerli insan var. "İnsanlık yararı" uğruna, belki sadece kişisel tatmin ya da araştırma keyfi için nice emek vermiş, hatta bazen canından olmuş insanlar var. Bu bilim insanlarının bazısı var ki "dahi" olarak nitelendiriliyorlar. İşte sadece dehası için bile saygı duymamız, minnettar olmamız gereken birine sahibiz: Mustafa Kemal Atatürk . Onun öncülüğünde yapılan Türk Dil Devrimi de tüm dünyada saygınlık uyandıran, üstelik çok kısa sürede elde edilmiş bir başarı. Zaten biraz okuyan böyle nitelendirildiğini bilir. Geometri , Atatürk'ün 142 madde ile açıkladığı geometri terimlerinden oluşuyor. Hepsi örneklendirilmiş ve anlaşılır hale getirilmiş. Öğretmenlere rehber kitap olması amaçlanmış. Okuyucu için özel de bir anlamı var, birebir onun ağzından kısa bir ders alıyor gibi hissediyorsunuz. Bir kez daha hayran oluyor, saygı duyuyorsunuz. Nedeni de çok basit: Bugün o zaman bile zor öğrenilen ve akılda tutulamayan "nısf-ı kutr-ı kaim-i ehrâm" (primidin iç yarıçapı) ya da "müselles-i mütesâvi-s-sâkayn" (ikizkenar üçgen) gibi terimlerle ders öğrenemiyor olabilirdik. Okuma yazma oranı bu denli yüksekse bu devrimlere, ondan da çok bu devrimleri bize "dikte" eden o büyük "Deha"ya minnettar olmak zorundayız. Mutlaka okumanızı öneririm. . . . "Aslında geometri terimlerinin gerçek mimarı Atatürk'tü. ... III. Dil Kurultayı'nın ardından 1936-1937 yılı kış aylarında Geometri kitabını Dolmabahçe Sarayı'nda kelli elleriyle yazdı. ... bakanlıkça basıldı. Kitabın üzerinde Atatürk'ün adı yoktu. Fakat kitabın ruhu Atatürk'ten çıkmış olduğunu apaçık
Eğitim
GeometriMustafa Kemal Atatürk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,418 okunma
EHRAM---CAN SEYFETTİN AL
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
Ehram şahsımın ilk yazarlık deneyimidir. İlk yazdığım deneme kitabıdır. İçinde birbirinden güzel şiirlerin birbirinden güzel hikayelerin olduğu bir kitaptır. Daha çok örtülü şiirlerin bulunduğu yani ilk okuyuşta kendini elevermeyen şiirlerden oluşan bir kitaptır bu yüzden daha sonra yayımlanan kitaplarımdan ayrılır. Okunmaya değer bir kitaptır. Edebi yönü güçlü bir kitaptır. İçinde kendinizden çok şey bulacağınız sokakların şarkılarını mırıldanan bir kitaptır..
Şiir
EhramCan Seyfettin Al · Cinus Yayınları · 20204 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2021 00:00
Taha'nın kavis üzerine sayıklaması Bir yağmur yağmış O yağmura karışmış Zülküfülün elleri Ve bir Mesnevi bebeği Ehram gölgesine bir yağmur yağmış Toprak ağarmış bir Tevrat gibi
Şiir
Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IVSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2016777 okunma
10/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 10:50
Lise edebiyatından beri pek çok kez Mustafa Kutluy'u duymuş olmama karşın okuduğum ilk eseri. Ve bu kitap yani Huzursuz Bacak bende yazarın diğer eserlerini okuma isteği de uyandırdı, kitap çok akıcı olmasına rağmen Türkçede az bilinen kelimeleri kitapta fazlaca görüyoruz anlatımı gayet başarılı olan eser anlatıcının gözünden baktırabiliyor. Konusuna gelecek olursam; Yurt dışında eğitimini ve kariyerini tamamlayan Ömer Faruk Türkiye'ye dönme kararı alır fakat döndüğünde hiç bir şey bıraktığı gibi değildir, Hayal kırıklıkları ve eskiyi arayış içerisindedir kapitalist sisteme boyun eğen eş dost onu üzer ve kendi yol ayrımını belirlemede büyük rol oynar. Dindarlık, muhafazakarlık, ekonomi, iç ve dış piyasa, ülke istikrarı, moderenleşme, kentleşme ile ilgili pek çok konuya değinmesiyle yazar kitabını klasik öykü anlayışından ayırıyor ve eserin en sevdiğim yanı bu oldu. Farklı bakış açısı ve kapital düzen köleliği farkındalığı için okunması gereken çok güzel bir eser. Son olarak eserde anlamı pek bilinmeyen kelimeleri ben de merak ettim ve araştırdım, bu kelimelerin Kelime haznemize yerleşmesi dileğiyle Keyifli okumalar. ✓Pagoda:Budistlerin dinî yapılarına verilen ad. ✓Hegemonya: Bir sistem içerisindeki bir elemanın diğerlerinden üstün, baskın olduğunu belirtir. ✓Fütühat: (Fütuh. C.) Fetihler, zaferler, galibiyetler. ✓Talik etmek: 1.asmak. 2.(bir işi) başka bir zamana bırakmak, gerçekleşmesini ileriye atmak, başka bir zamana bırakmak. Benzer: ertelemek ✓Ardiye: 1. Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. 2. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer depo: "Ardiyeler ağız ağıza dolmuştu." •Sait Faik Abasıyanık• 3. Böyle bir yerde saklanan eşya için ödenen ücret. ✓Bilabedel: Emlak sektöründe kullanılan bir kelime olup, anlamı ücretsiz,
Edebiyat
Huzursuz BacakMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 20113,743 okunma