Ehvenişer Çağı
7/10
·96 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 22:26
**Merhaba 1K okuyucuları Seneca’yı okurken beni en çok etkileyen şey, iki bin yıl önce yazılmış bir metnin bugün hâlâ insan zihnine bu kadar doğrudan temas edebilmesiydi. Çünkü burada anlatılan şey yalnızca Roma toplumu değil; insan doğasının tekrar eden yapısıdır. Çağlar değişiyor, medeniyet ilerliyor, teknolojik imkânlar büyüyor fakat insanın temel zaafları büyük ölçüde aynı kalıyor. İnsan aya çıkabiliyor ama hâlâ öfkesini yönetemiyor. Bilgi artıyor fakat bilinç aynı hızda gelişmiyor. İşte Seneca’nın bugün hâlâ güncel hissettirmesinin temel nedeni de burada yatıyor. Özellikle “Mutlu Yaşam Üzerine” kısmı, Stoacı düşüncenin merkezindeki akıl-vicdan ilişkisini oldukça güçlü biçimde ortaya koyuyor. Seneca’ya göre mutluluk, modern dünyanın sıklıkla sunduğu gibi haz, konfor ya da toplumsal onay üzerinden kurulabilecek bir durum değildir. Tam tersine, insanın kendi ruhuyla uyum içerisinde yaşayabilmesi, yani akıl ile yaşam arasındaki dengenin kurulabilmesi gerçek mutluluğun temelidir. Bu noktada Stoacı düşüncenin altında hissedilen Sokratesçi damar oldukça dikkat çekicidir. Çünkü Sokrates’in de savunduğu gibi insan çoğu zaman kötülüğü “kötü” olduğu için seçmez; onu doğru, gerekli ya da iyi sandığı için yönelir. Başka bir ifadeyle sorun yalnızca ahlaki bir bozulma değil, hakikatin yanlış algılanmasıdır. Bu bağlamda Seneca’nın çoğunluk eleştirisi oldukça önemli bir yere oturuyor. Ona göre bir düşüncenin ya da davranışın geniş kitleler tarafından kabul edilmesi, onun doğru olduğunun kanıtı değildir. Hatta kimi zaman tam tersi bir durum söz konusudur. Çünkü insan toplulukları çoğunlukla düşünerek değil, taklit ederek hareket ederler. Toplumsal normların büyük kısmı sorgulama sonucunda değil, tekrar sonucunda yerleşir. İşte tam bu noktada metin boyunca zihnimde sürekli
Mutlu Yaşam Üzerine - Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Panama Yayıncılık · 202414,5bin okunma
Ehvenişer
7/10
·85 syf.·
2025 20. kitabı
Varsa gönlünüzde bir beşer, Kulağınıza daha güzel gelir bu şiirler. Yok benim sol yanımda bir beşer Bazıları hariç etki etmedi şiirler Dörtlükle incelememe başlıyayım, gülmeyin nasıl dörtlük de demeyin yazıverdim işte ;) Çok ince bir kitap, içi dolu dolu diyemem. Sevdim de diyemem sevmedimde. Siz okuyun belki bir tesiri olur sizde. Öyle şiirleri var ki; kimse olmasa bile gönlünüzde, insanı çok etkiliyor. Zaten şiir okumayı severim. İlla bir insanı sevipte gömülmeyiz ki şiirlere. Yayınevlerine sinir oluyorum artık yahu! İki kelam yazmış; en alta, sol taraf zaten boş. Yani basılmak için basılmış, külli israf! Allah’tan kütüphaneden aldım kitabı.
Şiir
Bir Kapı ÖnündeÖzdemir Asaf · Adam Yayınları · 20021,299 okunma
Reklam
Puan vermedi·255 syf.··
2025 149. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 18:32
Mecelle geçmişimi bir koşu Risale-i Nur'a bağlayıp kapatacağım incelemeyi.(Okurken bilmiyordum ama artık biliyorum.) "Hayr-ı kesir için şerr-i kalil kabul edilir." "Def-i mefâsid, celb-i menâfiden evlâdır" Yani. Çok hayırlar için az şerler kabul edilir. Ve de, Kötülüklerin giderilmesi, iyiliklerin elde edilmesinden önce gelir gibi gibi. O yüzden Mecelle'nin hayatımızdaki yeri yeni değil diyebiliriz. Ben diyorum. Mecelle'nin hepsini de okuyacağım inşallah, artık kitaplıkta bakışmak yok, ama bunun için fakültenin bitmesini beklemek zorundayım. Üstad bu ilkeleri bazen doğrudan Mecelle ifadesiyle, bazen de eş anlamlı bir fıkıh prensibi olarak kullanmış. 1. `Def-i mefâsid, celb-i menâfiden evlâdır.` (Zararları önlemek, fayda sağlamaktan önceliklidir.) İfade edildiği yer: "Her zaman def-i şer, celb-i nef'a râcih olmakla beraber [yani: kötülüğü defetmek, fayda sağlamaktan üstündür], bu tahribat ve sefahet ve câzibedar hevesat zamanında, bu takva olan def-i mefâsid ve terk-i kebâir [büyük günahları terk etmek] üssü'l-esas [temel esas] olup, büyük bir rüçhaniyet [öncelik] kesb etmiş." Kastamonu Lâhikası, 103. Mektup 2. `Ehven-i şerreyn ihtiyar olunur.` (İki kötüden, daha az kötü olanı tercih edilir.) Bu ilke, Külliyat'ta genellikle "ehvenişer" (şerrin en hafifi) olarak geçer ve hatta bence, serence bu kelimeyi kullananlar en az bir defa risale okumuştur: "Cemaatin selâmeti için fert feda edilmez. 'Nahnü nahkümü bi'z-zâhir' [Biz zâhire/görünüşe göre hükmederiz] kaidesiyle, zâhiren bir cinayet, on masumun hakkını ihlâl etmektir. Amma 'ehvenüşşer' deyip, cemaatin selâmeti için bir ferdin hakkı, rızasıyla olmalı..." Sünuhat, "Hutbe-i Şâmiye Zeyli" Burada ve Külliyat'ın başka yerlerinde (özellikle Emirdağ Lâhikası), iki zararlı durumla
1000Kitap
Mecelle Kaidelerini AnlamakKolektif · Diyanet Yayınları · 20234 okunma
Genç Elitler Üçlemesi ☆
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:00
Hani söylenecek çok şey olduğunda hiçbir şey diyemediğimiz zamanlar olur ya, şu an tam o moddayım işte. Bu kitaptan ne zaman bahsedecek olsam böyle oluyorum. Kitap bittiğinde gece yarısıydı ve kendimi ağlarken bulmuştum. Bu mutluluktan mı, hüzünden mi, bitmesinden mi yoksa duygu karmaşasından mıdır okuyup kendiniz deneyimleyin derim. Bitireli birkaç ay oldu ve artık kendimizi toparlayabildiğimize göre yazma zamanı. Kısaca konusundan bahsedelim, kanlı humma hastalığı dünyayı kasıp kavururken, bu hastalığı birkaç şekilde geçirebilirsin; •Ya ölürsün •Ya hiçbir şey olmaz •Ya da hastalık vücudunda herhangi bir iz bırakır ve 𝘮𝘢𝘭𝘧𝘦𝘵𝘵𝘰 olarak hayatına devam edersin. Peki ya malfetto olduğunda? •Ya halktan dışlanan ve korkunç eziyetlere maruz kalan normal bir malfetto olursun •Ya da bir 𝘦𝘭𝘪𝘵. Hastalıktan sadece gençler sağ çıkabildiği için biz bunlara genç elitler diyoruz. Genç elitler, hastalık sonrası izlerle beraber aynı zamanda doğaüstü güçler kazanmış olan malfettolardır. Her elitin gücü kendine hastır. Elitler de hayatta kalmak için kendilerince bir araya gelip farklı farklı cemiyetler oluşturuyorlar. 16 yaşındaki Adelina da bir genç elittir. Diğer elitleri bile korkutup endişelendirecek kadar güçlü ve karanlık bir özelliği vardır. Çocukluk travmaları olan, hayatında küçük kız kardeşi dışında kimseden sevgi görmemiş bir kızımızdır kendisi. Bu noktada hikayesi hakkında fazla ayrıntı vermeyeceğim. Söyleyeceğim şey, ne kadar kitap okursanız okuyun asla Adelina gibisini okuyamayacağınız. Çok eşsiz bir karakter, güçlü ve eminim baş karakteri "villain" olarak görülen kitapları çok sık okumuyorsunuzdur. Öyle bir kitap ki, her karakteri çok eşsiz aslında. Raffaele'den mi bahsedeyim, Teren'den mi? Ve dahası hiçbirine tamamen iyi diyemezsiniz. Veya tamamen kötü. (Teren'i bile
1000Kitap
Genç ElitlerMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20163,672 okunma
9/10
·376 syf.··
2025 26. kitabı
Kendime benzettiğim insanların yaptıkları işleri önemserim, bu; onlarla benim aramda var olan bağı güçlendirir ve kendimle gelecekte olmak istediğim adam arasındaki farkı kapatmaya yarar, çünkü başlamak ve ilerletmek için gerekli cesareti, bana en iyi; kendime benzettiğim artık olmuş, sevdiğim o insanın çaylak dönemi verir. O atlattıysa o böyle sıfırdan alıp ilerlediyse ve şartlar da uçurumsal farklılık göstermiyorsa (kafamda buna onay verdiysem) o hâlde ben de yapabilirim derim, bunu bana en çok hissettiren yazarlardan biridir Jack London. Okuduğum hemen her kitabında kendimden bir parça bulurum karakterlerinde. Burda çok da detaya inmeden hayatını karada geçiren neredeyse muhallebi çocuğu dediğimiz bir adamın açık denizlerde kendini bir şekilde bulunca nasıl da kendini yetiştirebildiğini ve olduğunu görüyoruz. Hayatında pratik yanı kazanma fırsatı hiç bulamamış birinin bile zorda kalınca başarabildiğini, irade koyabildiğini fark ediyoruz. Bu yeter de artar bile. Şimdi sırada denizcilik terimleri var havuzumuzda, buyursunlar: Çanlı şamandıra; sisli havalarda bulunduğu yeri kampana çalarak belirten şamandıra. Kampana çalmak da tahmin edileceği üzere (gemilerde, istasyon gibi yerlerde) belirli durumları bildirmek için belirli vakitlerde çan çalmak demek. Uskuna; arması tarafından belirlenen bir yelkenli türüdür: iki ya da daha fazla direği sübye armalıdır ve iki direkli bir uskunada pruva direği genellikle grandi direğinden daha kısa olur. Yaygın bir türevi olan gabya yelkenli uskuna ayrıca pruva direğinde dört köşeli bir gabya yelkeni bulundurur, buna aynı zamanda babafingo gibi başka dört köşeli yelkenler de dahil olabilir ancak bu onu bir barkentin yapacağı için trinketa yelkeni bulunduramaz. Pek çok uskuna pik armalıdır. Uskuna arması: 1 Civadra 2 Flok, velena
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,2bin okunma
6/10
·400 syf.··
2025 1. kitabı
·
209 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2025 00:39
Öncelikle ben bu kitabı, Witcher oyunlarını oynamak için okudum; okumasam da olurmuş çünkü "Ehvenişer" dışında içerisinde iyi bir hikaye yok. Okunabilir ama overrated bir kitap.
The Witcher - Son DilekAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20174,276 okunma
Reklam
Reklam