Şu dünyada insana tevazu elbisesi kadar yakışan bir giysi görmedim. Ama insanlar ısrarla kendilerini çirkin, akılsız ve ucuz gösteren kibir elbisesini giymekte ısrar ediyorlar. Bunun en önemli sebebi özgüven eksikliğini sahte özgüven ile kamufle etmek.
Çok pahalı, bedeli fazla bir çantayı alamayanların sahtesi ile kendilerini tatmin ettikleri gibi; özüne güveni olmayanlar daha doğrusu onu beslememiş, geliştirmemiş olanlar da; varmış, sanki öyleymiş gibi davranma yoluna gidiyor. Çünkü özgüven pahalı bir sonuçtur. Kendiliğinden olmaz. Bazı bedeller ödenerek, bazı başarılara imza atılarak kazanılan bir şeydir.
Ama kibir öyle değil ki; bedava ve ulaşılması kolay bir sonuçtur.
Çakma çantanın orijinal olana kıyasla hemen yırtılması, eskimesi gibi kibrin de özgüvene kıyasla raf ömrü çok kısa. Bunu kibirli insanların çok mutsuz, huzursuz, çevresi ile kavgalı olmalarından anlıyoruz.
Özgürlüğü hak etmeyen hiç kimse özgür olamaz.
...
Bir manzara için güneşin ışığı neyse hayatın tüm olaylarında da özgürlük öyledir.
...
Elbette özgürlükten kastımız 'kendimizi kontrol etmek'.
...
Gerçek özgürlük için kusursuz bir öz hakimiyet gerekir.
Çağdaş tıp ve teşhis imkanları "dev adımlarla" ilerliyor gibi görünüyor.
Buna bağlı olarak hastalıkların ve hasta sayısının azalması bekleniyor. Fakat tam tersine, "çağdaş tıbbi tedaviler" sonucu hastalıklar hızla artıyor, derinleşiyor, çeşitleniyor, yaygınlaşıyor, direnci artıyor; daha önce hiç bilinmeyen hastalıklar ortaya çıkıyor.
Modern tıbbın geldiği bu nokta şaşırtıcı değildir; çünkü hastalıklara yaklaşımı kökten yanlıştır. Modern tıp yüksek ateşte ateş düşürücü, yüksek tansiyonda tansiyon düşürücü, enfeksiyonda antibiyotik, hormon dengesizliğinde hormon takviyesi önerir; yani hastalığı değil, semptomları, daha doğrusu bağışıklık sisteminin bu süreçteki dengeleme çabasını ortadan kaldırmaya çalışır. Bu, tedavi değil, bağışıklık sistemine karşı yürütülen kesintisiz, şiddetli bir savaştır.
Bu savaşta, bağışıklık sistemi bütün çağdaş tedavi yöntemlerine karşı kendini muazzam bir şekilde savunur. Gerçek hastalıklar bağışıklık sistemi çöktükten sonra ortaya çıkmaya başlar.