Eka

Hayatımın kitaplarından biri..SPOİLER***
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 16:27
Kelimelerimin,hislerimin kifayetsiz kaldığı beni histen hisse sürükleyen, hiç beklemezken en favori kitaplarım arasına girmeyi başarmış tarifsiz bir kitap.. Kitabı okurken başlarda "neden bu kadar övüldü acaba?" olmuş, abartılıyor mu diye arafta kalmıştım belli bir kısma kadar aynı döngüde gidince..Ama kitabın özellikle ortalarından sonra hikayeyi içinizde yaşıyormuş gibi hissetmeye başlıyorsunuz, öyle ki şu an favori kitaplarım arasında kalbimde. Charlie.. Kitabı okurken onunla beraber küçük masum bir çocuk oluyorsunuz sonra onunla beraber koca dahi bi adam oluyorsunuz, yaşadığı her bir duyguyu hissediyorsunuz. Dahi olduğu sürede yaşadığı, hatırladığı, keşfettiği her şey, tüm anıları, eski Charlie'nin sürekli ona farklı bir pencereden bakması..hepsi öyle ince işlenmişti ki..Onun öğrenme sürecine de dahi olma sürecine de arkadaşıymış gibi ortak oldum okurken..Bir kere dahi olunca ve test başarıya ulaşınca asla kötü ihtimali düşünmüyorsunuz,kondurmuyorsunuz,hep öyle kalacak sanıyorsunuz..ben öyle sandığım için ekstra yaraladı beni. Algernon'da olan semptomlara, bir zaman sonra olan kötü değişimlere rağmen Charlie için böyle olmayacağını, mucizevi bi şey olacağını düşündüm hep taa ki son düzlüğe kadar.. Direkt,keskin bir acı son olsaydı çok üzülürdüm ama yavaş yavaş acı sona ilerlediğimizi okumak, onun o yazım dilinin değişmesi yavaş yavaş yeniden dönmek istemediği haline dönmesi ve bunu fark bile edememesi.. işte bu beni klasik acı sonlardan çok daha fazla yaraladı. Hayır Charlie'nin eskiye ve bir zamanlar farklı gözlerle bakabildiği o kuruma geri dönmesini kabullenemiyorum çok çok çok üzgünüm. Ağlamak istedim Charlie'ye kocaman sarılmak istedim, deha zamanları hiç yaşanmamış gibi bir saflıkla her şeyi unutup eskiye dönmesine mahvoldum, testin başarılı olmasını bekledim
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·325 syf.··
2025 60. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 01:59
Algernona Çiçekler – Daniel Keyes Azıcık duygusallıkla yazdığım bir inceleme oldu:) buyrunuz efenimm. Bazı kitaplar vardır, okurken siz değil de içinizdeki en kırılgan yanınız okur. İşte Algernona Çiçekler tam da öyle bir kitap. Okumaya başlarken “bir deney romanı işte” diye düşünüyor insan ama bitirdiğinde kalbinin en kuytu köşesinde bir şeyler eksilmiş gibi hissediyor. Başkahramanımız Charlie Gordon, zeka seviyesi düşük, ama kalbi kocaman bir adam. Bilim insanları ona bir deneysel ameliyat yapıyor ve zekâsı olağanüstü şekilde artıyor. Önce harfleri doğru yazmaya başlıyor, sonra kitapları yalayıp yutuyor, ardından çevresindeki insanların gerçek yüzlerini fark ediyor. Yani Charlie büyüyor… ama büyüdükçe yalnızlaşıyor. En vurucu taraflardan biri, kitabın yazım biçimi. Charlie’nin tuttuğu ilerleme raporlarıyla ilerliyoruz. İlk sayfalarda öyle yazım hataları var ki, “Acaba baskı hatası mı?” diye düşünen ben, bir süre sonra fark ettim ki o hatalar aslında Charlie’nin saf, tertemiz kalbinin izleriymiş. Zekâsı arttıkça o hatalar kayboluyor, cümleler kusursuzlaşıyor ama işin acı tarafı kalbindeki o masum mutlulukta aynı hızla yok oluyor. Yani bilgi gelirken huzuru alıp götürüyor. Kitap bize toplumsal bir ayna da tutuyor. İnsanlar, “öteki”nin eksikliğini eğlenceye çeviriyor. Oysa asıl eksiklik, merhameti kaybetmiş bir kalpte. Bir toplumun zekâ ortalaması ne olursa olsun, empati yoksunsa cehaletin en koyu hâlini yaşıyordur. Kitabın en hüzünlü (ve biraz da acımasız) metaforu ise tabii ki fare Algernon. Başta yarışlarıyla keyif aldığımız o sevimli fare, bir süre sonra Charlie’nin kader ortağına dönüşüyor. Onların hikâyesi öyle paralel ilerliyor ki, okur olarak kendinizi “Lütfen bu böyle bitmesin” diye içten içe yalvarırken buluyorsunuz. Son sayfalarda gözlerimin dolduğunu
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Algernon’ın Mezarına Bir Çiçek Bırakın Lütfen..
8/10
·325 syf.·
2025 33. kitabı
Algernon’a Çiçekler öyle bir kitap ki, okurken kalbinizi yavaşça avuçlarına alıyor ve sonunda usulca sıkıyor. Charlie’nin ilk satırlarını okuduğumda yüzümde kocaman bir gülümseme vardı; hatalarla dolu cümleleri, saf ve temiz kalbiyle kurduğu dünyası öyle içten ki insan istemsizce seviyor onu. Ameliyat olduktan sonra zekası yükseldikçe, sanki birlikte büyüyormuşuz gibi hissettim. Her sayfada yeni bir keşif, yeni bir düşünce, yeni bir umut… Ama bir yerden sonra bu yolculuk masal olmaktan çıkıp hüzünlü bir gerçeğe dönüştü. Charlie zekileştikçe yalnızlaştı. Etrafındaki insanların maskeleri düştü; arkadaş sandığı kişilerin aslında onu eğlence aracı olarak gördüğünü fark ettiğinde içim acıdı. Algernon’un varlığı, hikayede bir umut ışığı gibiydi başta. Küçük bir farenin, bir insanla aynı kaderi paylaşması tuhaf bir şekilde çok duygulandırıcı. Ama Algernon’un düşüşü başladığında, o ışık sönmeye başladı. Charlie’nin de aynı yola gireceğini bilmek boğazımda koca bir düğüme dönüştü. Zekâsı bir zamanlar yıldızlar kadar parlakken, sayfalar ilerledikçe sönmeye başladı. Yazıları tekrar basitleşti, düşünceleri bulanıklaştı, sanki Charlie elimden kayıp gidiyordu. Bu kısımları okurken kendimi çaresiz hissettim, onu durdurmak, tutup yanında kalmak istedim. Ve o son cümle… “Lütfen Algernon’ın mezarına çiçek koyun.” Basit bir dilek ama bütün hikayenin ağırlığını taşıyor. O satırı okuduğumda uzun süre kitabı kapatamadım. Düşündüm; belki de zeka, bilgi, başarı değil, en büyük değerimiz birbirimize bırakabildiğimiz küçük bir iyilik, küçük bir sevgi işareti. Charlie’nin hikâyesi bende hüzünle karışık bir sıcaklık bıraktı. Hala içimde bir yerlerde, Algernon’ın mezarına çiçek bırakma isteği var.
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
“Bir sabah bunalmış olarak uyandım ve hayatımın bana ait olmadığını hissettim.”
Alıntı
Birinin hayatının neresinde olduğumu çözemediğim zaman hiçbir yerinde olmamayı garantilerim çünkü belirsizlik, değersizliktir.
Reklam