Ekin

10/10
·304 syf.··
2025 8. kitabı
·
126 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2025 10:10
Hayat bazen öyle bir kitapla kesiştiriyor ki seni, okuduğun satırlar sadece zihnine değil, kalbine de dokunuyor. “Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü”, benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sayfalarını çevirdikçe, sadece bir hikâyeye değil, kendime de yaklaştım. Uzun zamandır görmezden geldiğim, ertelediğim, ötelediğim benliğimle yeniden tanıştım. Ve evet, bu kitap bana adeta tokat gibi bir farkındalık yaşattı. Uzun süredir işkolik bir tempoda yaşamaya alışmıştım. Bitmeyen sorumluluklar, yoğun tempo ve hep bir sonraya ertelenen “ben”. Başarıya odaklandıkça iç sesimi bastırmış, mutluluğumu hep bir başka zamana bırakmışım. Fakat bu kitapla birlikte ilk kez gerçekten durup düşündüm: “Hayatımı ben mi yaşıyorum, yoksa sadece çalışıyor muyum?” Maud Ankaoua’nın sade ama derinlikli anlatımı beni çok etkiledi. Karakterlerin yaşadıkları dönüşüm süreci, sanki içimde sessizce yaşadığım şeylerin kelimelere dökülmüş hali gibiydi. Her sayfada kendimden bir iz buldum, her cümle bir ayna gibiydi. Bu kitap sayesinde sadece duygusal değil, eylemsel bir dönüşüm de yaşadım. Küçük ama çok kıymetli kararlar aldım: Kendime her hafta sadece bana ait bir zaman ayırmak, ertelediğim hayallerim için ilk adımları atmak, huzurumu ikinci plana atmamak, hatta bazen hiçbir şey yapmadan durmayı öğrenmek… İlk kez “hayır” demeyi de denedim, yalnızca başkalarına değil, içimdeki kontrol bağımlılığına da. Eğer siz de benim gibi kendinizi hep bir şeylere yetişmeye çalışırken buluyor, ama içinizde bir yerde sessiz bir “dur” çağrısı hissediyorsanız; bu kitap o çağrının sesi olabilir. Çünkü belki de bugün, gerçekten kalan hayatınızın ilk günü olabilir. Maud Ankaoua Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·104 syf.··
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 11:31
“Uçurtmayı Vurmasınlar”, küçük bir çocuğun gözünden, büyüklerin karanlık dünyasını anlatan sarsıcı bir hikâye. Cezaevi gibi soğuk, kapalı bir yerde bile bir çocuğun hayal gücüyle nasıl bambaşka bir evren kurabileceğini, umudun en çorak topraklarda bile filiz verebileceğini gösteriyor. Küçük Barış’ın gözlerinden izlediğimiz dünya, hem içimizi ısıtıyor hem de derin bir hüzünle sarsıyor. Çünkü Barış’ın masum bakışları, büyüklerin adaletsizliğini, şiddetini ve umutsuzluğunu örtbas etmiyor; aksine daha da görünür kılıyor. İnci Aral, dili öylesine yalın ve güçlü kullanıyor ki, hiçbir sahne abartılı ya da yapay durmuyor. Her şey, tam da bir çocuğun anlatacağı kadar sade, ama bir yetişkinin taşıyamayacağı kadar ağır. Kitap boyunca uçurtma, bir özgürlük ve umut simgesi hâline geliyor; Barış’ın hayalindeki gökyüzü, demir parmaklıklar arasından bile görünmeye devam ediyor. Ama o gökyüzüne ulaşmak, her zaman mümkün olmuyor. Ve bazen, en masum hayaller bile, büyüklerin acımasız dünyasında “vurulabiliyor.” “Uçurtmayı Vurmasınlar”, bize unuttuklarımızı hatırlatan bir kitap: Masumiyeti, özgürlüğü, hayal kurmanın kıymetini… Ve en çok da, umut ederken bile diken üstünde yaşamayı öğretmeye çalışan bir dünyanın, çocuk ruhunda nasıl kapanmaz yaralar açtığını. Kitabın son sayfasını kapattığımda uzun süre gözlerimi kapatıp düşündüm: Bazı uçurtmalar asla vurulmamalıydı. Ve bazı umutlar, büyüklere rağmen, hep gökyüzüne salınmalıydı. Uçurtmayı Vurmasınlar Feride Çiçekoğlu
Edebiyat
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,2bin okunma
10/10
·456 syf.··
2025 7. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 08:54
Bazı kitaplar okunduktan sonra bir kenara kaldırılır; bazıları ise insanın içinde derin izler açar, sessiz bir sızı gibi kalır. En Hüzünlü Eylül, benim için o ikinci türdendi. Bu roman, sadece bir aşkın, bir kadının ya da birkaç hayatın kaybını anlatmıyor. Aynı zamanda bir halkın, bir kültürün, bir şehrin ve en çok da insanlık onurunun nasıl hoyratça yok edildiğini, üzeri örtülmek istenen büyük bir utanç tablosu eşliğinde gözler önüne seriyor. Suzan karakteri bu anlatının merkezinde, zarafetiyle, yalnızlığıyla ve kırılganlığıyla bir dönemin ve bir hayat tarzının sembolüne dönüşüyor. Onun hikâyesinde sadece kişisel bir dram değil; kaybolmaya yüz tutmuş koca bir kültürün acı dolu vedasını da hissediyoruz. Suzan, bir kadından çok daha fazlası: O, İstanbul’un çok kültürlü ruhunun, yan yana yaşamış farklı inançların, farklı renklerin, farklı seslerin en güzel yansımalarından biri. Ne var ki bu renkli mozaik, siyasetin ve kendi menfaatinden başka hiçbir değeri olmayan siyasetçilerin ellerinde bir gecede tarumar edilmiş. Kendilerinden olmayanı tehdit gören bir zihniyetin eseri olarak, o güzelim çeşitlilik, korkunun ve şiddetin karanlığına teslim edilmiş. Oysa Türkiye, farklı köklerden gelen insanların bir arada, kardeşçe yaşadığı ender topraklardan biriymiş. Bu topraklarda Ermeniler, Rumlar, Yahudiler, Türkler, Kürtler ve daha niceleri aynı gökyüzünü, aynı sokakları, aynı şarkıları paylaşmış. Ve En Hüzünlü Eylül, işte tam da bu kaybedilmiş güzelliğin ağıdını yakıyor… Yazar, sadece bir dönemi anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda hepimize, sahip olduğumuz bu değerlerin ne kadar kıymetli olduğunu ve nasıl kolayca yitirilebildiğini hatırlatıyor. Kitabı bitirdiğimde içimde yalnızca bir hüzün değil; derin bir utanç, tarifsiz bir mahcubiyet ve geçmişle yüzleşmenin acı
Edebiyat
En Hüzünlü EylülOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20243,707 okunma
9/10
·192 syf.··
2023 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2023 23:03
I. Dünya Savaşı tarihi incelendiğinde görev yapmış yaklaşık 300 askerin çeşitli sebeplerle idam cezasına çarptırıldığı görülür. Kayıp Zamanlar, o askerlerden biri olan Charlie Peaceful'un çocukluğundan idamına kadar olan hayatını muazzam akıcılıkta anlatıyor. Anlatıcı ise, Charlie'yi hayatı boyunca örnek almış, onun izinden gitmiş, en çok onu sevmiş ve en çok ona kızmış olan biricik erkek kardeşi Tomo! Tüm duygularını buram buram hissedeceğiniz, elinizden bırakamayacağınız dramatik bir kitap...
Edebiyat & Roman
Kayıp ZamanlarMichael Morpurgo · Tudem Yayınları · 2018291 okunma
10/10
·192 syf.··
2023 33. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2023 13:33
Kalbe dokunan bir kitap… Yalnızca çocukların değil yetişkinlerin de okurken gözyaşlarını tutamayacağı bir eser. Hayatın gerçekliğiyle savaşan çocuk bir kalbi, dostluğun nasıl iyileştirdiğini anlatıyor. Bir çırpıda okudum. Yoğun okumaların arasına sıkıştırıp zihninize ve ruhunuza bir mola verebilirsiniz. Tavsiye ederim.
Çocuk Edebiyat Roman
Limon KütüphanesiJo Cotterill · Genç Timaş Yayınları · 20174,174 okunma