Ekin

10/10
·448 syf.··
2024 50. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2024 18:43
Yorumum: Öncelikle herkese merhaba yeni bir kitap yorumu bile sizlere geldim! Gümüş Taht yazarın okuduğum ilk kitabıydı, kalemi ile ilk defa tanıştığım biri. Doğruyu söylemek gerekirse bu kalemle tanışmak için bu kadar geç kalmış olmak canımı sıktı diyebilirim… Kitap hakkında yorumuma geçersek akıp giden bir dili var. Okurken asla sıkılmadım hatta aksine merakla okudum. Tüm bu olayların peşindekini bulmaya çalışırken beynim yandı diyebilirim. Kitap tam anlamıyla düşmandan aşkaydı, yani ne kız karakter erkekten sonra kendini değiştirdi ne de erkek karakter. Bu hoşuma giden yerlerden biriydi çünkü Hera’nın gerçekten adı gibi savaşçı bir kadın olarak yazılmıştı değişim yaşasaydı üzülürdüm. Keza Lucas aynı şekildeydi, ikisinin de uğruna savaştığı bir taht olması aralarındaki vs. rekabeti sevdim. Kitapta en sevdiğim sahnelerden biri birbirleriyle dövüştükleri sahneydi, Lucas’ın ‘Canını yakmak istemiyorum.’ dediği yerde Hera’nın ‘Yakamazsın zaten.’ diyip birbirlerine girmesi damağımda kaldı diyebiliriz. Mekan ve karakterler yabancı olarak yazılmasına rağmen asla sırıtmadığını düşünüyorum. Kitabın geçtiği şehir’e hakimlik güzeldi. Karakterler yaşadıkları şehrin yaşam tarzıyla yazılmıştı bu da benim için en büyük artılardan biri. Kendimi okurken aksiyon filmi izler gibi hissediyordum. Kitapta ne kadar yan karakterler olsalar da Martin ve Nat çok sevdim. Hera’nın Martin ile geçmişi onlar için o kadar eskide kalmış şekilde yazılmıştı ki onların dostlukları akılda daha fazla kalıcı olmuştu. Ben kitabı okurken ne kadar hayat önüme taşlar koysa da rahatlıkla en fazla 2 günde yiyip yutacağınız bir kitap diyebilirim. Kitabı okurken bir yığın alıntı çıkardığımı hatırlıyorum hatta üst üste birer sayfa arayla çektiğim bir yer vardı kendime şaşırmadan edemedim diyebilirim
Gümüş TahtBuşra Balçık · Martı Yayınları · 2024118 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Enfesss!
9/10
·336 syf.··
2024 46. kitabı
Bu kitap benim için tek kelimeyle enfesti. Uzun zamandır okumaktan en en en… keyif aldığım kitaplardan biri sanırım. Bitmesin diye günlerce kendimi frenleyerek okudum diyebilirim. Kurgu tek kitaplık muhteşem bir çerezlikti, asla sıkmıyor kitap akıyordu sanki. Karakterler çok iyi işlenmişti kendimi kitaba aşırı derecede kaptırdığım anlar oluyordu. Olaylar hızlı ilerliyordu aralarındaki çekim gün geçtikçe artıyor ve bir yangına dönüşüyor gibiydi. Hayes ilk başlarda her ne kadar karakterin gözünden okuduğumuz için kötü bir adam gibi gözükse de kurgu ilerledikçe ve onu tanıdıkça çok sevdim. Tali gerçekten Hayes ile uyumlu bir karakterdi, kurgu onun gözünden harika anlatılmış gibiydi hiç diğer karakterin gözünden de mi okusak demedim. Ki bu benim için çok önemli bir detaydır. Kitabın eksi yönleri bana göre iki taneydi: Tali’nin sürekli Matt yüzünden kaybettiği güven yüzünden sürekli Hayes’i yargılamsı bence kırıcıydı, evet bir yere kadar hoştu ama bu imalar bence çok uzamıştı. İkinci eksisi de -bu eksi sayılır mı bilmiyorum- onları çift olarak daha fazla okuyamamak. Kesinlikle birkaç sahne de olsa onları deli aşıklar olarak görmek isterdim. Kısacası patron-asistan ilişkisini ve nefretten-aşka ikilisini seviyorsanız, tek kitaplık Şeytanla Anlaşma kitabını çok seveceksiniz.
Şeytanla AnlaşmaElizabeth O'Roark · Martı Yayınları · 2024522 okunma
Büyük umutlarla başlayıp hayal kırıklığı yaşadım
1/10
·400 syf.··
2024 41. kitabı
Kitabın pr’ı o kadar farklı yapılmıştı ki kitaba başladığımda şok geçirdim. Geçmiş zaman kurgusu kesinlikle beklemiyordum. Başlarda Sergio ile ilişkileri beni kendine çekse de daha sonra olanlar ağzımı açık bıraktı. Hangi karakterin elinden tutsak elimizde kaldı. Benim etik değerlerime kesinlikle uyman şeylerdi yaşananlar. Açıkcası hayal kırıklığına uğradım manevi oğlunun hamile metresini kendine saklayan bir kont düşünün. Ve bu kontun metresi aşık olduğu 10 yıllık felçli eşine bakması karşılığında adasındaki malikanesinde işe alıyor. Bunu manevi oğlunun metresinin hamile olduğunu bile bile yapıyor. Okuyorum okuyorum ama nereden tutsam ağzım açık kalıyor. Kont’un eşi ile evliyken eşinin kardeşi ile sürekli birliktelik yasamalarız daha sonra o kadının kontu kıskandığı için ablasına bakan kızın sırf bebek kontdan bebeğini öldürmesi gibi şeyler. Bunun gibi bir yığın olayı saydıkça sayardım inanın kitap beni çok yordu. Her sayfada o kadar farklı olay oluyordu ki yarım saate 15 sayfa zor okuyordum. Kitapta ne kadar yabancı kitap vibesi verilmek istense de bence olmamıştı.
KontAşkın Nur Karataş · Lapis Yayıncılık · 2022503 okunma
Ön yargılarınızı yıkın
8/10
·448 syf.··
2024 40. kitabı
Yazıldığı döneme göre okuduğum en kaliteli kurgulardandı. Gün içinde başlayıp akşama kadar kafamı kaldıramadım. Akım okuduğum bu işlerdeki en delikanlı insanlardandı tabii ki yanlış anlaşılmalara kurban gitse de herkes gibi tepkiler veriyordu. Hazal çok fedakar bir kız olduğu için bu duruma düşmüştü zaten babasını gözüme girebilmek için Kaşıbeyaz’ın kumarhanesinde hile yapması da bunun en büyük kanıtıydı. Malum kitapla benzetilen birkaç şey olabilir ama kurgu kendi başına çok farklıydı. Akın çok farklı bir adamdı. Kesinlike çok kibar ve centilmendi. Onun yerinde farklı biri olsa Hazal’ın başına çok daha şeyler gelebilirdi. İkisinin arasındaki o kadar güzeldi ki tüm kitap boyunca keyifle okudum. Kitap çok akıcıydı kurgu harika işlenmişti. Beni şaşırttı daha klişe bir kurgu beklerken beklentilerim üstüne çıktı. Tek kitaplık harika bir kurgu muhakkak okuyun.
KaşıbeyazSeda Özerbay · Ephesus Yayınları · 2018489 okunma
Kitap incelemesi
8/10
·320 syf.··
2024 44. kitabı
Bu seri yazarın her zaman ilgimi fazlasıyla çeken serisiydi. İlk kitapta da olduğu gibi serinin ikinci kitabını da saatler içerisinde bitirdim. Rina yazım dili olarak favori yazarlarımdan biri. Biraz kitaptan bahsetmek gerekirse çoğu sırlarla dolu kapıların açıldığı bir kitaptı. Adian ve Elsa çifti ve toxic aşkları formunu kaybetmemiş üstüne arttırmışlardı. İkinci kitap ilk kitaba göre daha farklıydı tabii ki ama her şeyin gün yüzüne çıkması bunları göz ardı ettirdi. Çoğu zaman dengesiz halleri yüzünden Adian’a kızmak istesem de kendinde haklı yanları vardı. Elsa ile olan geçmişi hafif değildi. İkisi de birçok hata yaptılar ama günün sonunda aralarındaki okurken yakan çekimleri çoğu şeyi çözüyordu. Sona doğru ikisi de çok dağıldılar paramparça oldular, Elsa kendini çok suçlu hisseti. Tam her şey halloldu derken Jonathan King almak istediği hayatı almak için elinden geleni yaptı. Kitabım sonunda okuduğumuz büyük sır beni şoka uğrattı. Çünkü Adian ve Silver’ın nişanlı olmaları beklediğim en son şeylerden biriydi. Tam daha fazla şaşırmam derken Knox’un ve babasının küçük sırrı her şeyin patladığı noktaydı. Umarım Royal Elite serisinin Adian ve Elsa için ayrılmış son kitabı hızla çıkar. Tam bütün sırlardan kurtulduk derken kendimizi daha farklı kapılarla kilitli şekilde bulduk. Kesinlikle bu seriye bir şans verebilirsiniz.
Çelik PrensesRina Kent · Ren Kitap · 2024812 okunma