Ekin

10/10
·312 syf.·
Beğendi
·
2026 11. kitabı
İnsanın ailesinden aldığı yaraların bir ömür, hatta bir ölüm sonrasında bile geçmeyeceğini ve bu yaraların ruhumuza kadar işlediğini anlatan harika bir kitap. Kitabı özetleyecek olsam sanırım sadece bu tek cümle ile özetlerdim. Gece açan çiçekleri öylesine uyuyamadığım bir gece rastgele seçmiş, rastgele okumuştum ve benim için de gerçekten gece açan bir çiçek oldu. Sabaha kadar okudum. Kitap insanı ve insanın yaralarını öyle güzel işliyor ki, bazı yerleri okurken sanki o kitapta sürekli geçen meşhur portre benim içimmiş gibi hissettim. Kitapta 2 farklı dönemden, 2 farklı hayattan söz ediliyor ve 2 farklı ana karakterimiz var. Fakat bu karakterlerin o kadar çok ortak noktası var ki. Özellikle de bazı hisleri. Yaraları farklı yerlerden ama hissettikleri şeyler çok benzer. Aslında hepimizin hissettikleri fazla benzer değil mi zaten? Beni kitabın dili fazlasıyla içine çekti. Çok heyecan veren, insanı hayrete düşüren olaylar yok. Aksine çok sıradan ve belki de herkesin hayatında denk gelebileceği şeyler bunlar. Bu yüzden bu kadar sevmiş olabilirim. İnsana, insanın hissettiklerine o kadar yakın ki sevilmemesi mümkün de değil. Herkese şüphesiz önerebileceğim bir eser. Yazarın bu kitabından sonra tüm kitaplarını okuma kararı aldım, umarım öyle de yapacağım. İyi okumalar
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·420 syf.·
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Hakan Günday’dan okuduğum 4. kitap sanırım. Bu kitabı uzun zaman önce okumaya başlamış ama bana ağır geldiği için yarım bırakmıştım. Oysa ne bu kitap diğerlerinden daha ağır ne de ben yeraltı edebiyatına alışık değilim. Ama benim için kendimden “çok fazla şey” bulduğum kitap bu olmuştu. İnsanlık olarak şimdiye kadar hep mültecileri izledik, onların hikayelerini gördük. Hepimizin çok yakından tanık olduğu bir hikayeye Hakan Günday belki hiç göz ucuyla bakmayı bile düşünmeyeceğimiz bir pencereden bakmış. Kitabın ana karakteri Gazanın babası bir insan kaçakçısı ve Gaza belki isteyerek belki istemeyerek bu dünyanın bir parçası oluyor. Çok zeki bir çocuk olan Gazanın yaptığı her eylem bana göre bu dünyaya karşı bir reddediş. Sanki bunları gerçekmiş gibi değerlendirmiyor, kendisini Tanrı yerine koyan bir profili var. Bu sayede bir oyun kurucu oluyor ve onun için her şey bir oyun. Ama bir gerçek en fazla ne kadar reddedilebilir? Ufacık bir kopuş anı bir çığ gibi tüm yaşamın çıplak bir şekilde üstümüze yığılmasına sebep olmaz mı? Kitap genel olarak çok sürükleyici, benim yalnızca 2 oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu. En çok altını çizdiğim kitaplardan birisidir yine belki. Yeraltı edebiyatı seven herkesin seveceğini düşündüğüm farklı bir konuya sahip güzel bir kitap. İyi okumalar dilerim
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma