Kendimizden başka bir canın iyiliği için hayata yalvardığımızda doğuyordu insanlığımız. Belki de bu yüzden habire doğuruyorduk, kendimizden başkasını sevebilme kabiliyeti geliştirebilelim diye.
Gerçekliğin önünde küçücük bir zerreydi insan ve İlmîye hayatında ilk defa, zerrelerden oluşan o dev gerçekliğin bir parçası gibi hissederken öyle bir duyguya vardı ki… o duyguda ışık vardı.
Fark edince ışık olursun.
Kimsesiz hayatıma değer katmak için acılara tutunmaya ihtiyacım kalmadı. Sözlerime yalan katmak artık beyhude. Ölüm, süslü kelimelerin gücünün tükendiği uzak bir ülkedir. Ölülerin payına en çok utanç ve pişmanlık düşer.