Onun solcu fikirleri yüzünden ek şöhret kazandığını gören bazı edebiyatçılar, mesela Peyami Safa ve Necip Fazıl ilk önce peşine takıldılar İrili ufaklı çömezleri pıtraklaştı. Hatta bir gün köprüde, kodamanlardan ikisi üçü, burada tekrarlanması suç olacak, devri küçültücü sözlerle haykırıştılar. Dönüp dönüp bakanlar oldu.
Kaderin cilvesi! Nâzım'la ben, bu zoraki solcuların coşkunluklarını dindirmek için uğraştık. Onları yatıştırdık. Üstelik, bu kulaktan dolma kişiler solculuğu da ters anladıklarından parolaları hepten yanlıştı. Nâzım'ın susturuculuğu bu bakımdan da canla başlaydı.
Evet kaderin cilvesi! Çünkü Nâzım'a yarenlikle yeteri derecede ün sağlayamayacaklarını anlayan bu yazarlar, başka akımların başbuğu olmayı daha kârlı saydılar. Biri Türkiye'nin Mac Carthy'den evvelki Mac Carthy'si kesildi. Öbürü, Camiülezher'in fitilli sofralarına parmak ısırtan fermansız vaizi...