Rus romanlarını okurken ya da filmlerini izlerken her defasında onları tanıdığımı zannedip yanılgıya düşüyorum. Soğuk ülkenin soğuk insanları diye yerleşik bir tabu var kafamızda. Ama sanat ile bunu tersine çeviriyorlar ki belki de bu da bir aldatmaca. İnsana ait tüm o duygu diye nitelendirilen şeyleri bu kadar yoğun yaşadıkları için mi bu eserler var oluyor yoksa yaşamadıkları şeylere gıpta edip de mi yaratıyorlar ? Bilemiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da usta işi şeyler yaptıkları…
Yazar başkalarını eleştirirken, onların şoven kişiler olduğunu söylerken kendisi de aynı şeyi yapmış. Fazlasıyla yorum katmış ve tabii ki de kendi fikrini dikte ederek. Lakin bunu bir kenara bırakırsak insanın kendi ırkına ne kıyımlar, gaddarlıklar yapabileceğine bir kez daha şahit oluyoruz . Haklı haksız yok bu davada, insanlığın bencilliği var…
İnsanımız tarihini bilmiyor diyor ya bazı araştırmacılar, tarihçiler… Doğru diyorlarmış. Kulaktan dolma bilgilerle anca laf salatası yapılır. İşte böyle olmaması adına Nutuk okunmalı mutlaka okunmalı.
İlk bölüm harika ve gerçekten de çok yerinde tespitler yapmış. Ama ikinci bölümün son 100 sayfası bitmek bilmedi. Çok tekrara düşmüş ve ben karakter kusacağım… Tabii ki de doğru tespitler var lakin bu kadar uzatmaya gerek yoktu bence…