Gerçekleşmesini istediği şan, ölümüyle zorla elde etmek istediği ölümsüzlük adının yanından geçip gitmişti. Kaderi, kayıtsız olayların tozlu enkazının altında kalmıştı. Çünkü dünya tarihi davetsiz misafirleri tolere etmez, kahramanlarını kendi seçer, işi olmayanları tüm çabalarına karşın merhamet göstermeden geri yollar; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen biri, artık arabaya yetişemezdi.
Kader daima, dışarıdan ruha temas etmeden çok önce kişinin ruhunda ve bedeninde dolaşmaya başlar. Kendinin farkına varmak, kendini savunmaktır ve çoğu zaman bu boşunadır. Ancak insan bütün bunları fark ettiğinde, zaten artık her şey için geç olmuştur.
‘’ Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar! ‘’. (Müddesir 74/1-2) ayetiyle kendisine risalet görevinin verildiğini anlayınca yine Hz. Hatice ile konuştu Allah Resulü (sav). Ona nazil olan ayetleri okuyarak ‘’ Şimdi bana kim inanır?’’ deyince Hz. Hatice ‘’ Kimse inanmazsa ben inanırım.’’