eksuas

Şundan emin olabilirsiniz... korkulacak zaman, insanın bir ülkü uğruna acı çekmeyi ve ölmeyi reddettiği zamandır. Çünkü bu bir tek nitelik insanın temelidir. Bu bir tek nitelik, evrende benzeri olmayan insanın ta kendisidir.
Sayfa 185 - İnsana dair
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Oraya vardığımızda ne olacak diye düşünüyor musun? Sandığımız kadar güzel olmazsa diye korkuyor musun?" "Hayır," dedi Anne hemen. "Hayır, korkmuyorum. Korkamazsın öyle şeyden. Ben de korkamam. Fazla olur... birkaç hayatı birden yaşamak gibi. İlerde belki yaşayacağımız bin hayat var daha. Ama her birinin sırası geldiğinde, bir tane olacak karşımızda. Şimdiden kalkıp hepsine birden varmaya kalkarsam çok fazla olur. Sen biraz ilerde yaşamayı göze alabilirsin... hatta buna mecbursun... çünkü gençsin. Ama benim için mesele, şu sürüp giden yoldur"
Sayfa 151 - gelecek korkusu üzerine
Arkalarında bıraktıkları dehşetten kaçan insanların başına garip garip şeyler gelir. Kimi çok acı ve zalim... ama kimi de öyle güzel ki, inançlar tekrar tutuşur, sonsuza dek dayanır.
Sayfa 149 - yolculuk üzerine
"Bir fazla boğazı daha doyurabilir miyiz!" Başını çevirmeksizin sordu. "Doyurabilir miyiz, anne?" Anne boğazını temizledi. "Mesele doyurabilir miyiz değil, doyurmak istiyor muyuz," dedi kesin bir sesle. "Konu yapabilmeye gelirse, bunların hiçbirini yapamayız zaten. Ne Kaliforniya'ya gidebiliriz, ne de bir şey. Ama iş istemek olunca, eh, elden geleni yaparız...
Sayfa 125
Kadınlar o zaman kendilerini güvende hissetti; erkeklerin yıkılmayacağını anladılar. Sonra hemen, "Ne olacak şimdi?" diye sordular. Erkekler buna, "bilmem!" diye cevap verdi. Ama ziyanı yoktu yine de. Kadınlar artık korkulacak bir şey olmadığını biliyordu. Bakınıp duran çocuklar da biliyordu. Erkekler yıkılmadıkça, gelebilecek hiçbir kötülüğün dayanılmaz olmayacağını kadınlar da çocuklar da biliyordu.
Sayfa 8 - Ümit üzerine