Türkmen Yılmaz

Nitekim özellikle öğrenci ve öğretim üyelerine yönelik saldırılarla kışkırtılan iç savaşın yaratılmasında okulların önemi, 1977 yılında MHP yöneticilerinden Nevzat Kösoğlu’nun ağzından şöyle anlatılıyordu: “İktidarın yolu okullardan geçer. Biz MHP olarak önce okullarda ve devlet dairelerinde kendi kadrolarımızı yerleştirdik. Sayın genel başkanımız Alparslan Türkeş’e önce herkes güldü. Üç, beş çocukla mı iktidar olacak dediler. Ama biz sabırla çalıştık. O günün çocukları büyüdü. Okullarda ve devlet dairelerinde kadroları elimize geçirdik.”
Sayfa 16·Kitabı okudu
Reklam
Seni düşünürüm anamın kokusu gelir burnuma dünya güzeli anamın Binmişin atlıkarıncasına içimdeki bayramın fır dönersin eteklerinle saçların uçuşur bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü. Sebebi ne seni bir bıçak yarası gibi hatırlamamın sen böyle uzakken senin sesini duyup yerimden fırlamamın sebebi ne? Diz çöküp bakarım ellerine ellerine dokunmak isterim dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm alacakaranlığımda oynadığım dramın
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Selanikli Osman Efendi keskin muhasebecilerdendi ama o da yanıldı ömründe bir kere yanlış bir tohum atıp rahm-i madere. Bu tohum dünyaya çıkıp insan biçimini aldıysa da, boyu bir karış kaldıysa da, öyle haltlar yedi, öyle işler karıştırdı ki sövdüler kabrinde bile babası Osman Efendiye. Osman Efendi, Ahmet Emin adını takmıştı tohumuna, Ahmet Emin, Yalman'lığı kattı buna ve Ahmet Emin Yalman önce Alaman oldu sonra Amerikan. Ona göre her devirde, her zaman satılacak bir gazeteydi "Vatan" ve hazret sattı vatanı. Hapse atacaklarmış Ahmet Emin Yalman'ı Amerikana yaranmaktaki rekabet yüzünden. Hapisteki hırsızlara acıyorum ben, ahlâkları bozulacak Emin Beyle aynı damda yaşayarak...
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli, belini sarmayalı, gözünün içinde durmayalı, aklının aydınlığına sorular sormayalı, dokunmayalı sıcaklığına karnının. Yüz yıldır bekliyor beni bir şehirde bir kadın. Aynı daldaydık, aynı daldaydık. Aynı daldan düşüp ayrıldık. Aramızda yüz yıllık zaman, Yol yüz yıllık. Yüz yıldır alaca karanlıkta Koşuyorum ardından.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Esmer güzeli Necla’nın baktıkça “bayıldım” dediği gökyüzü İşte ben bunu mutlak yazmalıyım dedim Karanlıkta dünyayı bir bir hatırlamak Ben yeter dedikçe şehirlerin güzelleşmesi Bir anda kendi kendime bulduğum mutlu gerçek Bir kadın var beni onun iki eli, iki gözü kurtarır yaşamamaktan Öyle hoşlanırım ki onunla yatmaktan utanırım artık Sabahları acıkmayı ondan öğrendim
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Reklam