Kızıltepe serisi 2
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 12:11
**Kitap aşırı güzel ya sarıyor. 3. Kitabını da almak istiyorum. Bu kitap bir kitap karakteri olsaydım kesinlikle Ela olurdum. Ela gibi imkansız aşkın peşine düşen bir yandaşa kendi ayaklari üstünde duran bir kız. Kitap ayri seviyorum tavsiye ederimmm Kızıltepe 2 Hazal Aba**
Kitap İncelemesi
Kızıltepe 2Hazal Aba · Lapis Yayınları · 2024150 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 10. kitabı
Arkeoloji tutkunlarının ve macera romanı severlerin ilgisini çekebilecek bir kitap Sandima Tableti. Romana adını veren, Anadolu’nun kadim halklarından Luvilerin dilinde yazılmış olan tabletin akıbeti tehlikeye giriyor. Zira onu çalmak için birileri harekete geçmiş vaziyette. Bu da arkeolog Ela ve emekli gazeteci Ali’nin yolunu kesiştiriyor, macera başlıyor. Onlarla birlikte biz de İstanbul’dan Eskişehir’e, Ankara’dan Datça’ya, en uçtaki Knidos’a uzanıyoruz. Tatilde, hele de Marmaris’te okumak için iyi bir kitap seçimi olmuş oldu, çünkü ben de neredeyse karakterlerle aynı rotayı takip ederek İstanbul’dan güneye indim (onlar tren ve arabayla, ben uçakla ama neticede aynı yerlerden geçtik denebilir). Kitabın son sayfalarını kitabın geçtiği yerlerde okumak ayrı bir keyif. Atatürk’ün Anadolu’da yaşamış halklara ve arkeolojik çalışmalara verdiği önem, tarihi başlattığı kabul edilen Sümerlerin önemi, “Batı”nın Türkiye’nin batı bölgesindeki arkeolojik kazılara önem verirken (çünkü onu Yunan tarihine bağlayarak Batı’ya mal etmeleri daha olası) ülkemizin doğusundaki kazıları neredeyse görmezden gelmeleri gibi yorumlar, tartışmalar da açıyor kitap. Bu anlamda sizi düşünmeye, araştırmaya sevk eden bir tarafı da var. Kitabı okurken şunu düşündüm: Benim de hala ne yazık ki fırsat yaratıp gidemediğim Göbeklitepe aslında tüm tarih bilgimizi ve doğru bildiğimiz her şeyin seyrini değiştiren çok önemli bir keşif. Ama bırakın Batı’yı, biz Türkler olarak Göbeklitepe’den yeterince bahsediyor muyuz? Hatta, bu konuda yabancı basın ve kaynaklar çok daha habere yer verip gündem oluştururken, bizler bu konuyu neredeyse unuttuk, konuşmuyoruz ya da konuşursak bile aslında ne anlama geldiğinin üstünü çizerek geçiştiriyoruz. Sandima Tableti rahat okunan, görece kısa bir kitap. Bazı karakterlerin
Sandima TabletiCem Kozlu · Remzi Kitabevi · 05 okunma
Reklam
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2026 96. kitabı
Savcı İlayda Koçyiğit "Sırlar sarmaşık gibi etrafı sarmıştı. O kadar çoktur ki kimin sırrı olduğu bile fark edilmiyordu. Herkesin kendi doğrusu be yanlışı vardı. Fakat doğrular yanlışken yanlışların da doğru olabilme ihtimali hiç düşünülmemişti. Bir Sır vardı ortalığı yakan, bir sır vardı her şeyi yutan ve bir sır vardı her şeyi boğacak olan... Herkes kendi sarmaşığında boğulacak ya da sırlar etrafa saçılacaktı. Sonunda herkes bir zararın zehrini tadacaktı." ​ Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? ​Bu kez sizlere kitaptan çarpıcı bir alıntı ile giriş yapmak istedim. Bence kitabın özü tam olarak bu paragrafta gizli. Çünkü saklanan sırlar tek bir kişiyi değil, bir kelebek etkisiyle hem geçmişi hem de geleceği derinden etkileyebiliyor. Bu kadar gücü içinde barındıran o gizemli sırlardan bahsetmeden geçmek olmazdı. ​ Kitabın başkarakteri Ela Aydemir, adaleti sağlamak uğruna her şeyi yapabilecek güçte bir kadın. Bir yandan geçmişin gölgesiyle savaşırken, diğer yandan mesleğini layığıyla yerine getirmeye çalışıyor. İçinde bir türlü kabuk bağlamayan yaraları var ve bu yaralar maalesef bugününe de gölge düşürüyor. Hayatının en mutlu gününü kabusa çeviren adamdan intikam almaya çalışırken, kendisini yeniden bir çıkmazın içinde buluyor ve tüm yaraları kanamaya başlıyor. Bu kez karşısına o yaralara ilaç olacak biri çıkıyor belki ama Ela buna izin verecek mi? Aldığı darbeler o kadar derin ki, hep birlikte sonucu okuyup göreceğiz. ​ Kitapta bahsetmeden geçemeyeceğim bir diğer karakter ise Serkan. Karanlık tarafta duran ve Ela'nın hayatına istemeden dahil olan bu adam, karşılaştığı zorluklarla baş etme yolunu kendince bulmuş. Ancak geçmişte yaşanan olaylardan o da payına düşeni fazlasıyla almış; üstelik saklanan sırların bir ucu da dönüp dolaşıp Serkan'a çıkıyor. Peki Serkan, bu
1000Kitap
Savcıİlayda Koçyiğit · Vera Kitap · 202580 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 30. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 07:07
Mecit Ömür Öztürk “DUAYI YENİDEN KEŞFETMEK” Kalemini çok beğendim bir yazar. Yeni kitabı beni şaşırttmadı gene çok güzel bir konuyu ela almış ve mükemmel bir kitap olmuş. Sade ve samimi üslubu ile kitabımız bizleri düşünmeye ve kendi ailemize yönelmeye, yalnızlık gibi duygular karşısında nasıl bir manevi güç kazanabileceğimizi ve bu hallerimizi dua ile yaratıcıya nasıl bildireceğimizi çok güzel anlatmış. Her satırda Rabbimize nasıl dua edeceğimizi anlatırken O’nunla aramızdaki bağı nasıl kuracağımızın yollarınıda tarif ediyor aslında bu çok güzel bir incelik olmuş kitapda. Eserin en güzel taraflarından biri, bizleri suçlayıcı veya öğüt verici bir dille değil, dostça bir sohbet havasında karşılamasıdır. Sayfalar ilerledikçe insan kendi hayatını sorgulamaya başlıyor.Acaba dualarımda ne kadar samimiyim? Rabbime sadece ihtiyaç anlarında mı yöneliyorum, yoksa her an O’nun huzurunda olduğumu hissedebiliyor muyum? Okurken bu duygular içerisindeydim :) Yazarımız kitabı ile bizlerin kalplerini duayla yeniden diriltmeye çalışmak istemiş. Severek okuduğum çok güzel bir kitaptı. Kitap okurlara tavsiyemdir mutlaka alıp okuyun ve kütüphanenizde bulundurun diyorum. Bir musibet başlar başlamaz öncelikle duaya sarıl. Allah’a sığın ve onun şefkatinden tutunduğun bağı hiç gevşettme… Sivrisineğe Güneş’e hizmet ettiren zavallı bir böceğin suya ihtiyacı sebebiyle bulutları harekete geçiren aciz hayvanlar için mevsimleri değiştiren Rabbimizin zayıf ve çaresiz insana karşı merhameti ne büyük olacaktır! Dünyanın en güçlü devletleri en varlıklı insanları dahi mümin Rabbiyle irtibatına engel olamaz. Alemlerin rabbi karşısında dilenci olan olmanın bir şeref olduğunu kabul edenler duayı elbette rahat ve zevkle yaparlar. İnsanın en güzeli dua ederken ki insandır. Hüzün ağır gelir yüreği
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202688 okunma
Elçiye zeval olmaz??
3/10
·328 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 23:53
Merhabalar efendim,bugün okuması benim için çok zor olan bir kitabın incelemesi ile geldim size.İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk sayfalarından itibaren belliydi benim buna inceleme yazacağım.Nedenini inceleme içerisinde açıklamış bulunacağım zaten,o hâlde bölumlerimizi tanıtmaya geçelim,isteyen istediği adrese yönelsin 1.BÖLÜM:Neden Bu Kitap? 2.BÖLÜM:Kitaba dair az buz spoiler içerebilen yorumlarım 3.BÖLÜM:Elçiye zeval olmaz mı? 4.BÖLÜM:Kapanış 1.BÖLÜM Sudenaz birçok türde kitap okumayı sever,hatta buna özellikle dikkat eder.Yani aslında dönüp "Sudenaz bunu okumaz ki" diyebileceğimiz kitap sayısı oldukça azdır.Bu kitaba gelirsek...Bu kitapla herhalde yan komşumuz,biricik ablam,yağlamaya fısıldayan kadın olmasaydı baksam da görmeyip diğer kitaplarla ilgileneceğim bir kitap olurdu.Geçen sene bu zamanlar ona okuduğum kitaptan,kitaptaki sömürgeden bahsetmiştim.O da "aaa demek bu konulara ilgilisin,o zaman bunu çok beğenirsin" dediydi.Alış,o alış. 2.BÖLÜM Genelde bu bölüme içten içe bir sevinçle gelirim,"hadi yazalım bakalım kıvamında" fakat buna...buna yorum yazmak o kadar zor ki.Karşımda bir arkadaşım olsa ve ona anlatsam çok kolay olurdu halbuki.Çünkü yapacağım şey ağzıma geleni söylemek " ha bir de..şu vardı" diyip örneklendirmek olurdu.Kesinlikle kafa karıştırıcı ama sohbet için garipsenmez,hatta arkadaşımın anlık tepkileriyle güzel bir diyalog olurdu.Velhasıl şu an yazacaklarım oldukça karışık ve hebele hübele sinirden ne diyeceğini şaşırmış vaziyette gelebilir.Beni okurken en çok zorlayan bu olayın gerçek hikâye olarak aktarılması.Zorlandığım kısımlarda tabii ki sömurgenin vahşeti ve gerçeği var fakat ondan ziyade neyin ne kadar gerçek olduğunu bilmememden kaynaklanıyor.Belki karakterler gerçektir fakat o diyaloglar,o betimlemeler...Aman Allah,bu konuda akıllara
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Puan vermedi·407 syf.·
2026 390. kitabı
sen benim, esaretim ve hürriyetimsin, çıplak bir yaz güneşi altında yanan etimsin, sen, memleketimsin... ela gözlerinde yeşil hareler, büyük, mağrur ve muzaffer, ulaşılmadıkça ulaşılamaz olan, hasretimsin. Nazım Hikmet Ran Şevket Süreyya Aydemir kendi yaşamı üzerinden Osmanlı'nın son döneminden Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş sürecini anlatan otobiyografik bir romandır. Bireysel bir kimlik arayışını, devletin ve toplumun dönüşüm sancılarıyla birlikte harmanlayarak anlatır.  Sosyalizmden Mustafa Kemal Atatürk’ün fikir çizgisine kayan yazar, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini ve kadroların nasıl yetiştiğini kendi hayat hikayesi üzerinden okuyucuya aktarır. Suyu Arayan Adam Şevket süreyya kendi yaşamı üzerinden Osmanlı'nın son döneminden Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş sürecini anlatan otobiyografik bir romandır. Bireysel bir kimlik arayışını, devletin ve toplumun dönüşüm sancılarıyla birlikte harmanlayarak anlatır.  Suyu Arayan Adam Yazarın Balkan Savaşı yıllarında başlayıp Birinci Dünya Savaşı’nda süren macerası anlatılır. Gençlik yıllarındaki Osmanlıcılık ve Turancılık ideallerinden, Rusya’daki eğitim yıllarında sosyalizme uzanan ideolojik arayışları gözler önüne serilir. İdealist bir Turancı olarak Kafkasya ve Türkistan coğrafyasına giden, ardından Anadolu'ya dönen Aydemir, kitaplarda okuduğu hayali Anadolu ile gerçek, yoksul ve harap Anadolu arasındaki uçurumu çarpıcı bir şekilde fark eder.  Bu süreçte ideolojik ütopyaların yerini, kendi halkının gerçeklerini anlama ve ülkeyi somut adımlarla kalkındırma düşüncesi alır. "Su" metaforu burada hakikati, doğru yolu ve anlam arayışını temsil eder; yazar ideolojilerde bulamadığı hakikati kendi toprağında ve gerçeklerinde bulur. sadece bir kişinin hayat hikayesi değil; ümmetçilikten Turancılığa, oradan sosyalizme ve nihayetinde Anadolu merkezli
Anı mektup günlük bıyografi tarıh edebiyat
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 20215,1bin okunma
Reklam
Reklam