merhabalarr, Raif Efendi’nin ağzından yazdığım birkaç cümlemi paylaşmak istiyorum; eğer kitaptaki karakterlerin genel psikolojileri hakkında ön bilginiz olsun istemiyorsanız geçebilirsiniz, keyifli okumalar:)
1)Maria, Kürk Mantolu Madonna’m…
Düşlerimin kandırıcılığı mıydı beni bu kadar çekingen yapan,
Yoksa hakikatin dogmatikliği miydi beni bu koskoca dünyada ufacık bırakan…?
2)Ah, Maria’m..
Hiç öngöremediğim bir anda önüme çıkan, yaşamın bana verdiği ilk ve belki de son hediye olan varlığını daha yeni yeni benimserken, tam olarak doyup tatmin olduğumu gönlüme yeni yeni idrak ettirmeye çalışırken; sensizliği, yokluğunu bu kadar keskin, somut ve diri bir şekilde bütün hücrelerimde iliklerime kadar yaşamak…ne kadar adaletsizce, aptalca ve mantık sınırlarının ne kadar da dışında geliyordu bana..
3)Bilmiyorum ki, zihnimin bile bana acımadığı şu dünyada, bir gün gelir miydi de ,tekrar başlayabilir miydik..Her şeye yeni başlamış kadar toy, ancak birikmiş anıların fazlalığından bir o kadar da tecrübeli…
Yemin ederim sana, bilincimde belki hiç kalmamış ama; gönlümde birikim yapan o kadar çok umudum var ki…
Eğer olacaksa her aşkın bir sonu, aramızdaki ilişki aşk olmasın,
Boş mu versek ilişkimize ad seçmeyi Maria’m, hiçbir kelime bizi tasvir edebilecek kadar güçlü bir dayanağa sahip olmasın; iki kişinin bildiği şey sır kalmasın..
En dipteyken ya da en uçtayken, mutluluğumu iliklerime kadar hissederken yahut hüznün kölesi olmuşken,
Düşleriyle yaşayan bir çocuk kadar saf ve temiz, hayatımın kumarını oynayacak kadar haylazken,
Her halimde, her anımda seninle olayım…
Yaşamdan tek bir dileğim olsun ki ; dilemenin de ötesini yaşatabileceğim bir evrende takrar, tekrar seveyim seni, nolursun…