Kamp onu, sırığın maddi kısıtlayıcılığından daha büyük bir güçle baglamıştı kendine. Gözle gorulmez, esrarengiz ve doğaüstü bir kuvvetle tanrılar onu sımsıkı tutuyor, gitmesine izin vermiyorlardı.
Yine de kötü bir etkisi vardı üzerinde; kötü niyetli ve huysuz bir yavru olmuştu.
Cana yakın, oyuncu, yavru tarafı, kendini pek sergileyemiyordu. Kamptaki diğer yavrularla hiç hoplayıp sıçrayamadı, Lip-lip izin vermiyordu buna.
Bütün bunların Beyaz Diş üzerindeki etkisi, yavruluk günlerinin elinden alınması ve yaşına göre daha büyük davranmasıydı. Enerjisini oyunla boşaltmasına izin verilmeyen Beyaz Diş, bu kez içine dönerek zihinsel süreçlerini geliştiriyordu.
Kampın içinde sinsi sinsi dolaşmayı, tilki gibi kurnaz olmayı, her yerde ne olup bittiğini fark etmeyi, her şeyi duyup görmeyi ve bütün bunlar doğrultusunda ve başarıyla aklını çalıştırarak amansız işkencecisinden kaçabileceği yol ve yöntemler geliştirmeyi öğrendi.
Kaderini başkasının ellerine bırakmak, varoluşun sorumluluğunu devretmek demekti bu. Telafisi de kendi içindeydi bu bedelin çünkü başkasına dayanmak, tek başına durmaktan her zaman daha kolaydır.