Kafamızdaki çizgilere aşık oluyoruz. İçini kendi renklerimizle boyuyoruz ve o renklerin doğru olmadığını anladığımız an, o resimler tekrar siyah beyaz kalıyor. Renklerimizi kaybediyoruz, o kişiyi kaybediyoruz ve bir daha asla onu eskisi gibi görmüyoruz.
O bir melek! -Laf işte! Herkes kendisininki için böyle demez mi? Onun ne kadar mükemmel olduğunu, niçin mükemmel olduğunu sana anlatabilecek durumda değilim; kısacası o bütün duygularımı esir almış durumda.
Daha neler neler var, ah Lotte bana seni anımsatan ne yok ki? Benliğim seninle çevrili değil mi? Kutsal elinin dokunduğu pek çok eşyaya bir çocuk gibi doyumsuzca sarılmadım mı?