"Ona karşı öyle bir arzum var ki,bu arzuyla Allah'a yalvarabilseydim tüm günahlarım bağışlanırdı.Bu arzuyla dua edip istesem,vahşi hayvanlar merhamete gelir,insanlara zarar vermekten vazgeçerlerdi.İçimde öyle bir alev yanıyor ki söndürme amacı ile su içmeye kalksam suda boğulurdum.İsterdim ki o hayattayken yüreğimi bir bıçak ile yarıp açsınlar,onu içine yerleştirsinler,sonra da göğsümü kapatıp diksinler,Böylece hep yüreğimde kalsın,diriliş gününü başka yerde değil,orda beklesin,ben yaşadıkça oda yaşasın,kabrin derin karanlığına girdiğimde de yine kalbimin içinde benimle olsun."
Aşkın sebepleri arasında en inanılmaz olanı belkide rüyada görüp aşık olmaktı. İnsan sevgiliyi rüyada her vakit görür ama rüyada yalnızca bir kez gördüğü birine acaba sevgili der mi? Bunlar olsa olsa Hüsrev ile Şirin, Vamık Azra hikayelerinde olur. Gönlün, hiç mevcut olmayan birine tutulması sanki hiç gerçeği olmayan bir şeyle geçim sağlamak gibi değil midir? Birisi hiç görmediği ve asla göremeyeceği bir güzeli sevdiğini söylerse herhalde aklından zoru olduğunu düşünürler.o Ruhu ona telkin ediyormuş, temenni ve arzuları kalbini yönlendiriyormuş, bunlara inanmazlar. Oysa bir aşık, sevgilinin ay mı, güneş mi olduğunu bilmese de , aklının bir oyunu mu, hayalinin bir çılgınlığı mı olduğunu kestirmese de gözlerine her daim onun görüntüsü girdiği müddetçe aşık değil midir? Aşık olmak için maddi varlık şart mıdır? Allah'ın güzelliğini rüyasında görüp ona aşık olan dervişe inanıyoruz da neden sevgilisinin hayaliyle özleme tutulan aşka inanmıyoruz. Eğer ona inanmayacaksak aşk, surete tapmaktan gayrı ne olur ki ? O halde insan, sevdiği kişiyi karşısında görmeden de onun aşığı olabilir. Sevgili için kaygılanmak da, hayaliyle mest olmak da, geceleri uykusuz kalmak ve seherlerde acı çekmek de hep aşığın sevgiliyi görmeden yaptığı şeylerdir. Bir duvarın arkasında şarkı söyleyen bir kadını işitmek bazen ona tutulmak için yeterlidir. Bazıları buna temelsiz bir bina gözüyle bakabilir, ancak aşık, o binayı inşa etmekte her zaman çok Mahirdir. Zihni görmediği bir varlığın tutkusuyla meşgul olan kişi, düşünceleriyle baş başa kaldığında hayalinden ona şekiller çizer, kıyafetler giydirir, renk ve koku isnat eder, tavır biçer. Sevgili aşığın zihninin içinde yapılır. Aşığın hayli ve bedii Düşünceleri sevgilinin güzelliğini artırır. Diyelim sese aşık olan genç sonra şarkıcıyı bir yerde