Daha önce Uzumakinin birinci cildini okumuştum. Açıkcası korku hayranı sayılmam ama Junji İto’nun ünü merak uyandırmıştı. İkinci cilde devam edemedim fazla geldi. Normalde bir daha Junji okumam diyordum ama buradayım işte :)
Baş karakterimiz Tomie internette bayağı popüler daha kitabı okumadan idolümdü zaten- ayrıca bu sefer içerik olarak ne ile karşılaşacağımı bilerek almıştım kitabı.
Başlarda çizimlerin farklılığı beni şarttı -sonsöz de 24 yıl sürdüğünü söylüyor yazar kitap sürecinin- ve kitap ilerledikçe mangakanın gelişimini resmen görebiliyorsunuz. Kitabın konusuyla alakası yok ama ilgimi çeken detaylardan biri oldu...
Kitaba gelirsek- Junji İto korku ustası lakabının hakkını veriyor. İçerik Uzumaki kadar midemi bulandırmadı ama kitabın genel atmosferi “evet bu Junji İto’nun eseri” dedirtecek kalitedeydi.
Her ne kadar Tomie’ye “men-eater idolüm” gözüyle bakarak başlasam da kitaba, ne yalan söyleyeyim kız benim bile kendisinin ölümünü istememe neden oldu sonlara doğru. Tomie efektini okuyucu olarak bile hissettim.
-Spoiler-
Mangayı okurken karakterlerin mantığını sorguladım en çok. Bkz. ilk bölüm:
Öğretmen sınıftaki kızları Tomie’nin katiline karşı uyardıktan 3-5 sayfa sonra erkek öğrencilerle beraber Tomie’yi parçalara ayırıyor ve söz konusu kız öğrenciler dahil herkese birer parçasını verip saklamasını söylüyor ve tüm bunlar o kadar hızlı gelişiyor ki- hele hocanın gezi bitişi “Planladığımız gibi bir okul gezisi olmadı...” deyişi! MAKE IT MAKE SENSE :0
-Spoiler bitişi-
Bir kaç bölüm sonra karakterlerin mantıksız davranışlarının mangaka tarafından kasten ve tembel bir olayları hızlandırma amacı içermeden yapıldığına ikna oldum. Tomie’nin etkisiydi bu çünkü... Erkeklerin akılını bulandırıyordu.
Her ne kadar karakter “oley feminizim” etiketiyle mal edilse de