Puan vermedi·120 syf.··
2026 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 13:34
Fatma Nur Uysal'ın on beş öyküsünden oluşan kitap "Duasını zırh bildiğim anneme..." şeklinde ithaf edilmiş. Mutluluğun hikâyesi olur mu diye meşhur bir soru vardır. Sevinçler alânen söylenir. Paylaşması güzeldir. Hele hele bizi çekemeyenler varsa daha bir keyiflidir. Ancak insanı bir köşeye çeken dertler anlatılmaz, öyküye dönüşür. İlla ki yaşanacak diye bir şey yok. Sanatçı, çevresindeki var olan ve muhtemelolumsuzluklara duyarlı bir yapıya sahiptir. "Miyase Çıkmazı"nda yazar toplumda hayatın sillesini yemiş, kabuğuna çekilmiş, geçmişiyle hesaplaşan, acısını yaşayan insanları ele almış. Evlilik hayali kuran bakkalın gerçekle yüzleşmesi, iftiraya uğrayanın inzivaya çekilişi, hayatta kalabilmek için kuma gitmeye razı olmak, engelli oluşun getirdiği dışlanma hâli, çocuğu ölen bir kadının acısı, aile kavgasının çocukta bıraktığı iz gibi kendimize yanıp görmediğimiz fakat toplumda yer alan sıkıntılar. "Ses-sizlik" öyküsünde korkularını yenebilen bir karakter diğer öykülerden farklılık taşır. Öyküler genellikle iki katmandan oluşmuş. Anlatılan zaman kısa bir andan oluşuyor. Anın içinde geriye dönüşler yer alıyor. Hayattaki bir kesitin travmaya dönüşünü gösteren öykülerde bazen bir kapının "küüüüt" diye çarpılışı bazen de kapı zilinin çalınışı anlatılır. Yazarın kendine özgü güzel benzetmeleri metinlere zenginlik katmış. "Oyalamış durmuş. Annem de oyalacanak kadar oya biliyormuş." ( Tığ ) "Yarı felçli çocukluğumu bir çuvala koyup üzerine taş bastırmıştım." ( F/elek )
Miyase ÇıkmazıFatma Nur Uysal Pınar · Loras Kitap · 202461 okunma
4/10
·248 syf.··
2026 1. kitabı
"Tarih, sadece geçmişin bir dökümü müdür, yoksa inancın tuğlalarıyla örülen bir 'kimlik inşası' mıdır?" Kerim Uçar’ın "Muhtasar Tarih-i Hulefa-i Raşidin" eserini okurken zihnimde yankılanan ilk soru bu oldu. Almanya’da, bilhassa Berlin İmam Cafer Sadık Cami’nin ikliminde filizlenen gençlik derslerinin bir meyvesi olan bu eser, kapağını araladığınız anda size "tarafsız bir tarihçilik" vadetmiyor; safları çok önceden belirlenmiş bir itikadın tarih üzerindeki izdüşümünü takdim ediyor. Müellif, eserini Resul Caferiyan’ın "Tarih-i Hulefa" kitabından aldığı ilhamla şekillendirirken, amacının "tarihi özetlemek" olduğunu ihsas ettirse bile sayfalar ilerledikçe bu özetin aslında keskin bir "elek" vazifesi gördüğünü anlıyorsunuz. Evet, yazarın da isabetle belirttiği üzere, ümmetin derin ihtilafları Hz. Peygamber’in (s.a.v.) irtihaliyle başlamıştır. Ancak yazar, bu ihtilafın fotoğrafını çekerken objektifi öyle bir açıyla tutuyor ki, kadrajın içinde kalanların masumiyeti, dışında bırakılanların ise mahkumiyeti peşinen ilan ediliyor. Kitabın en tartışmalı hususu, ilk üç halifenin şahsiyetlerinin inşasında -daha doğru bir tabirle "aşındırılmasında"- düğümleniyor. Hz. Ebu Bekir’in, Rasulullah (s.a.v) ile olan o kutlu hicret yolculuğu, kitapta manevî derinliğinden soyutlanarak neredeyse bir "tesadüfler zincirine" indirgenmiş. İslâm tarihinin "Sıddık" makamına erişmiş, mağarada "ikinin ikincisi" olmuş bir şahsiyetin hayatını, hicret dışında "kayda değer olayı olmayan" bir sığlığa hapsetmek, tarihî vakıadan ziyade mezhebî bir refleksin ürünü gibi duruyor. Yazar, bu tavrıyla bir dönemi aydınlatmaktan çok, o dönemin başrollerini gölgelemeyi tercih etmiş. Bu gölgeleme çabası, Hz. Ömer bahsinde yerini sert bir fırtınaya bırakıyor. Adaletiyle maruf bir halifenin, kitapta "kaba, kötü
Tarih
Muhtasar Tarih-i Hulefa-i RaşidinKerim Uçar · Asr Yayınları · 20183 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
2/10
·202 syf.·
2024 11. kitabı
Fahrenheit 451 – Detaylı Kitap Özeti Yazar: Ray Bradbury Tür: Distopya, bilim kurgu Yayın yılı: 1953 Adı neden 451? Fahrenheit 451, kâğıdın yanmaya başladığı sıcaklık olarak kabul edilir. ROMANIN GEÇTİĞİ DÜNYA Roman, gelecekte geçen totaliter bir toplumda geçer. Bu dünyada: Kitaplar yasaktır İtfaiyeciler yangın söndürmez, kitap yakar İnsanlar düşünmek yerine: dev ekranlı duvar televizyonları izler, yüzeysel eğlencelerle oyalanır, sorgulamaktan kaçınır. Devlet, toplumun “mutlu” kalması için düşünmeyi tehlikeli sayar. ANA KARAKTERLER Guy Montag
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Puan vermedi·662 syf.··
2025 37. kitabı
Yazar kitabı evrim üzerine kurgulamış. Eğer evrim taraftatı iseniz okumaktan keyif alabilirsiniz yok yaratılışa inanıyorsanız sizi çok yoracak bir kitap. Mantıklı sorular sormuş ama cevaplar laf kalabalığında kaybolup gitmiş. Yazara göre insanlar bir dizi raslantısal olaylarla tarımı keşfetmiş. Tarım insanları yerleşik hayata ve hayvanların evcilleşmesine sürüklemiş. Sonra savaşçı kabileler tarım bölgelerini talan edince yerleşik düzen sakinleri milli duygular, korunma ve yönetilme ihtiyacı duymuş. Bu yönetilme ihtiyacı derken yerini dini motiflerle en sonunda da inanç boyutuna sürüklemiş. Her alanda gücü elinde tutanın güçsüzü sömürdüğü bir dünya profili çizilmiş. Günümüzden çok farklı değil. 13.000 yıllık insanlık tarihini aktarmak için çok kısır bir kitap. İnsanlığın gelişimini raslantısal olaylara ya da bilinçsiz eylemlere bağlamak yerine kayda değer veriler sunması gerekirdi diye düşünüyorum. Yer yer fosil kayıtlarına değinmiş ya da tarihi olaylardan, söylencelerden bahsetmiş olsada elle tutulur bir veri yok. Çoğunluğu kurgu. İnsan geçmişi kendi çağı ile sentezler ve ilk edindiği bilgi bir sonraki bilgi için elek vazifesi görür. Bu sebepten yazarın aktardığı bilgilerin şartlı bilgi olduğunu gerçeği yansıtamadığını ve kesinlikle tarafsız olmadığını düşünüyorum. Aktardığı bilgiler istemsizce benim eleğime de takılıyor. Kabullenmemi gerektiren gerçeklikleri değil evrim zihniyetinin kurgusal gerçeklerini okudum. Tabiki tamamen boş ve yalın bir kitap değil ama anlatıldığı kadar baş ucu edinilecek ansiklopedik bir değere de sahip değil. Bu kitap yerine Hemen Her Şeyin Kısa Tarihi kitabını meraklılarına öneririm. Bu yazar da evrim fikrini benimsemiş biri, sanırım agnostik ama aktardığı bilgi ve tarafsız bakış açısı okunmaya değer kılıyor.
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Tübitak Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi
İtalyan Masalları, İtalya'nın farklı bölgelerinde anlatılan 200 masalı duru bir anlatım ve su gibi akan bir çeviriyle okura sunuyor. Kimi zaman gülümsediğim, kimi zaman rahatsız olduğum ve hayretle karşıladığım bu masallar; dürüstlük, yardımseverlik, cesaret, kıskançlık, kibir ve ölüm gibi temaları işliyor. Kötülüğün zeka ile alt edildiği maceralar, çalışkanlık ve azmin övüldüğü öyküler, iyiliğin karşılıksız kalmadığı yolculuklar, ürkütücü varlıkların büyülü niteliklerle bezendiği anlatıların , evrensel mesajlarla örüldüğü görülüyor.Masallar, sahip olunanın kıymetini bilmenin değerini hatırlatırken, konukseverliğin ve dürüstlüğün ödüllendirildiğini de vurguluyor. Grimm Masalları’ndan tanıdığımız Kırmızı Başlıklı Kız, Hansel ve Gretel, Rapunzel gibi klasiklerin daha sert, şiddet öğeleri içeren ve acımasız davranışları sıradanlaştıran versiyonları da bu derlemede yer alıyor. Özellikle Monferrato bölgesinden: Kır Yılanı: İyi kalpliliği, dış görünüşe göre yargılamamayı ve sabrı öne çıkarıyor. Üç Şato: Korkusuzluk ve azmin hem maddi hem manevi ödüllerle karşılandığını gösteriyor. Papağan: Masal içinde masal kurgusuyla iyilikten doğan karşılıkları fantastik bir zeminde anlatıyor. Torino bölgesinden Kanarya Prens, kötülüğün cezalandırılacağına, sabrın ve iyiliğin karşılıksız kalmayacağına işaret ediyor. Po Tepeleri'nden Kral Crin; Eros, Psykhe mitinden ilhamla, azmin mutlulukla ödüllendiği bir yolculuk sunuyor. Verona'dan Kimselerin Ölmediği Ülke, Friuli'den Cennette Bir Gece ise ölüm ve ölüm sonrası bilinmezliğe odaklanıyor. Trentino'dan Sihirli Yüzük, dileklerin peşinden gitmek için çaba gerektiğini hatırlatıyor. Abruzzo bölgesinden: Güzel Venedik, Pamuk Prenses'i andıran kurgusuyla bir lokanta işleten anne ve kızını anlatıyor. Sahte Nine, elek almaya giden bir
İtalyan MasallarıItalo Calvino · Everest Yayınları · 202412 okunma
Puan vermedi·297 syf.··
2025 50. kitabı
#arzununokudukları #okudumbitti #yorum @umuttanadam @odessa.yayinevi #türlütelaşlardeğirmeni Kahvekokulukitaplar1 Şöyle bir güzel karıştırıp altını üstüne getirsek hayatın. Bir elek tutsak sonra altına, kocaman bir elek! Elesek, elesek, elesek ve iyiliğin süzgecinden geçemese kötülükler! Allah'ım ne hoş olur bize sadece güzellikler kalsa. #alıntı Kendine has güzelliğiyle, hünerli elleri,biraz deliliği ve merhamet dolu yüreğiyle bu dünya için büyük bir armağandır kadın! #alıntı Herkese merhabalar "Canım insan" hitabıyla karşılıyor bizi yazar. Üstelik mahlası bile içinizi ısıtan samimi sıcak ve umut dolu :"@umuttanadam"... Ve kitabın ismi de ne kadar manidar. #türlütelaşlardeğirmeni Her türlü duyguyu ağzınıza attığınız bir şeker gibi damakta hissederek ve bittiğinde tadının damakta kaldığını düşünerek bitiriyorsunuz. Kısa kısa deneme ve öykülerde kendinize ait bişeyler bulduğunuz bir kitap. Hiç yormadan laf kalabalığı yapmadan ve tekrara düşmeden akıp giden sayfalar içinde oldukça keyifli bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Severek okudum. Yazarın kalemine sağlık. Daha nice eserlerde buluşmak üzere Yine yeniden farklı kitap yorumlarında buluşuncaya kadar mutlu kalın kitaplarla kalın kitaplarla kalın Değersiz bir eşya parçasının bile en az iki yıl garantinin verildiği dünya adındaki şu sulu gezegende, yarına çıkacağının dahi garantisi olmayan insanoğlu için, yarına çıkabilmiş olmak ne büyük mucizedir. #alinti
Türlü Telaşlar DeğirmeniEmrah Güngör (Umuttanadam) · Odessa Yayınevi · 202525 okunma