Üç ödül almış efsane bir kitap.
Böyle romanlar okumak nadir bir zevktir. Çünkü ne kurgu, ne karakterler, ne de dil olağan değildir. Romanın her yerinde bir sürpriz, sizi derin düşüncelere sevk edip kendi benliğinizi sorgulatacak psikolojik hava akımları ve muhteşem dil oyunları vardır. Günümüzde başlayıp tatlı bir hızla geçmişe doğru damla damla eriyen mistik, sarsıcı, hayal ile gerçeğin birbirine dolandığı hikaye, güçlü karakterleri ve görselliğin her frekansını izleyebileceğiniz haliyle çok şey vaat ediyor. Tutku dolu, kışkırtıcı, ürpertici ve zeka oyunlarıyla büyüyen bir destan! Bu serüvenin yollarını, dağlarını ve denizlerini kaybola kaybola keşfetmek büyük bir hazdı. Aynı zamanda kendi içime de yolculuk yapmış oldum. Orhan Pamuk, Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi'nin açılışında ''Bizde roman var mıdır?'' diye bir soru sormuştu. Bu soru bir yönüyle köküyle irtibatını koparmadan insana dair büyük hikayeler anlatmak ve bu kurguda sivri çatışmaların işlenmesine dairdi. O an, edebiyatımızda bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar gerçek anlamda roman okuduğumu düşünmüştüm. İçimden de gelecek kuşağın içinden iyi romancılar çıkamayacağını düşünerek hayıflanmıştım. Ta ki Butimar'ı ve yazarını keşfedene kadar.