Görünür olmak, bahis konusu edilmek öylesine baskın bir değer ki, bir zamanlar mahcubiyet ya da özel alanımıza karşı duyduğumuz kıskanç his adı verilen erdemden vazgeçmeye hazırız.
Belki aklın verasına çıkıp çıldırma noktasına gelmenin ve sonra kuşağı bir nur, bir ruh feyziyle kanat ve muvazene kazanarak oradan geriye dönmenin haliydi bu... Ve aklın, akla güvenmenin sefaletini anlama hali...
Ve belki de tımarhanedeki deliler kursaklarındaki sırrı artık ağızlarından kaçıracak kadar ruhları zayıfladığı içindir ki, böyle demir parmaklıklı kümeslere kapatılmışlardı.