Zehirli bir çorba, bir kaza, bir mektup, italyanca iki kelime ve kağıda defalarca karalanmış dört rakamı...
Peki iş için başka bir ülkeye gidecek olan Poirot'un kapısında aniden beliren şok geçirmiş bir adam?
Bunların hepsi bir bütün mü yoksa sadece tesadüf mü?
Büyük Dörtler gerçek mi yoksa sadece bir efsane mi?
Ünlü dedektifimiz Poirot'un belkide çözmeye çalıştığı en büyük dava.
Çok fazla
Agatha Christie kitabı okumuş olsamda en eğlenceli kitap buydu diyebilirim.
Bu kadar sevmiş olmamın sebebi kitapta bir cinayetten çok aktif bir örgüte odaklanılmış olması.
İki tarafında zekice birbirlerini alt etmeye çalışması.
Peki, bu davayı çözmek için ölümle burun buruna gelen karakterlerimiz bu davayı çözebilecek mi?
Eğer Büyük Dört ile ilgili bir şey biliyorsanız susmanızı tavsiye ederim. Çünkü konuşanlar aniden bir araba kazasıyla, yemeğine katılan zehirle ya da bir satranç maçında ölebilir.
Unutmayın Büyük Dört'ün ajanları her yerde!
Spoiler içerir!
Kitapta en çok sevdiğim karakter kesinlikle dört numara oldu. Her bölüm farklı bir kimlikle gördükten sonra paronayağa bağlayıp öldüğüne bile inanmıyorum.
Ayrıca son bölümde Poirot'un ikizi varmış gibi davranması da en çok sevdiğim kısımlardandı.