Herhâlde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi. Belki de bu yüzden delirmişti ... ; kendini kendine gömebilmesi için delirmesi, delirmesi için de herkesten akıllı davranması gerekmişti.
Ola ki köylüler büyük bir titizlikle gizliyordu yoklar sürüsünü, herkes kendi yokunu sessizce besliyordu. Bu konuda her insanın kendine özgü bir yöntemi vardı belki; sözgelimi, kimi geceler boyu düş yedirirken kimi ninni içiriyordu yokuna, kimi türkülerle masallarla besliyordu, kimi sessizliğiyle büyütüp sesiyle uyutuyordu, kimi de kendini yediriyordu yiyecek diye, giyecek diye kendini giydiriyordu.
Hiç anımsamıyorum, dedim; demek ki unutmuşum.
Yine unutacaksın kuşkusuz, belki bir kez daha soracaksın.
Desene yaşam tekrarlardan oluşuyor...
...Tekrarlardan değil, dedi; tekrarların tekrarından.
Çırak olduğu yerde kaldı; gözlerini açmış, koltuktan kalkan adama bakıyordu. Keçi sakallının kime seslendiği belirsizdi. Kapıya doğru yürüdü telaşla, şehrin kalabalığına karışmadan önce dönüp baktı.
Para yok, dedi berbere, dışarısı iskelet dolu!