Yaşanmış ve yarım kalmış bir aşk hikayesi. Gerçek bir aşk… Kurgu yok, sahtelik yok. Aşk, beklemek, özlemek adına yazılan onlarca mektup. Bir kadının o ilişkiden gittiği halde yazarımızın üzerindeki muhteşem etkisini okuyoruz mektuplarda. Muhatabının asla okuyamayacağı bilerek yazılmış, biraz sitem, biraz dertleşme, bolca özlem içeren mektuplar, bizlere hala gerçek aşkın var olduğunu kanıtlar nitelikte. Yazarın; çevresindeki çeşitli karakterlerle iletişimi, onlar üzerinden kendi hayatını ve aşkını anlatması kitaba derinlik katmış. Ayrıca Coğrafya Öğretmeni olan yazar; aşkla ilgili duyguları, coğrafi bilgilerle harmanlayarak güzel bir anlatım tarzı yaratmış. Mektuplar baştan sona şairane bir dille yazılmış, nitekim kitabın sonunda yazdığı şiirler de mevcut. Yazarımızın ilk kitabı olmasına rağmen gayet başarılı buldum. Ve kitaba şöyle bir not düştüm.
“Bir adam, gitmeyi tercih eden bir kadını bu kadar güzel sevebiliyor, uzun zaman bekleyebiliyor ve özlemi hiç geçmiyorsa, o kadın kırmadan, dökmeden gitmiş olmalı….”
Bazı yerlerde suçlandığını söylese de yazarımız, hatayı hep kendinde aramış ve sevdiği kadın hakkında asla kötü düşünmemiş. Daha fazla detay vermeden, kitabı okumak isteyen arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum