Bir toplumun mutfağı, o toplumun aynasıdır. Mutfak derman yerine dert üretiyorsa, o toplum medeniyet üretemez. Bir toplumun mutfakta yiyip içtikleri (ya da yiyip içmedikleri) o toplumun siyasi yapısı, iktisadi durumu, sağlık konusundaki şuur ve inancı hakkında ipuçları verir. Şâyet vermiyorsa o mutfaktan beslenenlerin ortak bir kimliğinden söz edilemez. Bir mutfağı popüler kültür veya medya gibi araçlar belirliyorsa, o mutfaktan sağlıklı nesiller yetiş(tirile)mez.
- 2 küçük çocuk olarak bırakmıştım Tarıkla seni. Kocaman olmuşsunuz şimdi bak. Dünyalarınız da büyümüş olmalı boylarınızla birlikte.
- Öyle tabii. İnsan büyüyor. Gerçi Tarık pek büyümüyor...
- Bazı insanlar da öyle işte. Hiç büyümüyorlar. Belki de nasıl büyüyeceklerini bilmiyorlar. Tellere takılmış uçurtmalar gibi çocukluklarında takılı kalıyorlar.
- Tarık da onlardan biri galiba. Ama büyümek zorunda baba. Dünya öyle bir yer değil çünkü. Dünya büyümemekte ısrar edenleri kabullenmiyor. Öyle olanları arızalı sayıyorlar.
- Ne kadar üzücü. İnsanları neden gönüllerince yaşamaya bırakmıyorlar ki?
Tutunamayanlar 10. Bölüm 1:02:20
Artık biliyordu; dünyada sevincin binlerce, binlerce biçimi vardı, ama temelde hepsi bir tanesinde birleşiyordu, sevebilme sevincinde. Hepsi bir ve aynıydı.