— İnsanın dişlerini ağzından söküp başka bir yerine koymak lazım gelse neresine koymalıdır?
— Gözlerine efendim.
— Neden?
— Çünkü bazı kötü niyetliler, insanları gözleriyle de yerler.
Taaşuk-ı Talat ve Fitnat kitabını eleştirirken eserin 19. Yüzyılın sonunda yazıldığını göz ardı etmememiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kitabı okurken rahatsızlık duyduğum bölümler oldu -Ali Bey ve Fitnat'ın evliliği, Talat'ın kadın kılığına girerek bir kadının evine rahatça girebilmesi, kız çocuklarının çok küçük yaşta cariyelik vb. görevlerde çalıştırılması-. Bu yüzden kitabı bitirdiğimde 10 üzerinden 6 puan vermeyi düşündüm. Ama kitabın yazıldığı dönem dolayısıyla içeriği bu şekilde. Ve ilk roman olarak ele alındığında başarılı olduğu fark ediliyor. Konusu bana hitap etmesede yazarın iyi bir iş çıkardığı göz ardı edilemez.
Dil olarak müthiş yazılmış bir kitap. Akıcı ve sürükleyici, bir günde bitirdim. Öyle ki okurken kendimi o köşkte hissettim, betimlemeler ve anlatım okuyucuya çok iyi geçiyor. Mekan ve karakterlerin kişiliklerinin işleniş biçimine bayıldım. Kitabın sonunda bütün bu olayların insanların bir oyunu olarak çıkacağını biliyordum ve buna rağmen her şeyi "iyi saatte olsunlar"ın yaptığına gerçekten inandım. Bu yüzden sonunun nasıl olacağını son ana kadar tam olarak anlayamadım. Kitaptan bahsettikçe bile kendimi o köşkte buluyorum. Uzun süre sonunda okuduğum en iyi kitaptı.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma