Elfida

Elfida
@elfida85
İnancım da bitti, umutlarım da.... . Yokluğun varlığından daha temiz..! .
5.02.23
Ah be hayat, sen benimle oyun mu oynuyorsun? Ne işi var onun baş ucumda? Niye öyle şefkatle, özlemle bakıyor yüzüme? Nereden öğrendi hastanede olduğumu? Neden bu kadar endişelendi ki? Alt tarafı bayıldım. Peki, bana neler oluyor böyle? Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor, ellerim titriyor, dudaklarım titriyor, ayaklarımı hissetmiyorum. Bir insan diğerine hiç mi alışmaz? Her seferinde ilk kez görüyormuş gibi neden çarpar bir kalp? Bu nasıl bir aşk? Bu ne bitip tükenmek bilmeyen bir heyecan? Ben onun karşısında hiç mi sakin kalamayacak, hiç mi uzak duramayacağım? Ben onu görünce hep mi on beşlik yeni yetme bir kız gibi sapır sapır salaklaşacak, elimi kolumu koyacak yer bulamayacağım?
Sayfa 130 - Müptela
Aşk
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hiç kimse hayatından çıktığında sefil olan birine tekrar dönmek istemez, kimse kimsenin hayatının kurtarıcısı olmak istemez. Sağlıklı her birey yine kendisi gibi sağlıklı ruh hâline sahip biriyle olmak ister.
Sayfa 96 - Müptela
Aşk
Ne var biliyor musunuz? Mutlu olamıyoruz. Ne kadar çabalarsak çabalayalım, ne kadar istersek isteyelim olmuyor. Bazen marketlerden aldığımız bir çikolata ile mutlu olan bizler, çok kırdık kalplerimizi. Yalnızlığı, mutsuz olmayı öyle sert bir şekilde hissettik ki, yara bandı bile kapatamaz oldu izleri. Bazen büyük bir marketin raflarının arasında, bazen bir otobüste, bazen çarşının göbeğindeki bir yerde donup kaldık. Gözlerimiz daldı. Zihnimize gerçeklik ile bağı olmayan yumruklar atıldı o anlarda. Öyle sert oldu ki yumruklar, yardım için ağzımızı açamaz olduk. "Bana yardım edin!" diye bağıramadık. "Acıyor işte..." diyemedik. Onun yerine, hiç olmamış gibi yapıp, mutlu olmayı umut ettik her seferinde. Bizim gibi milyonlarca insanın hapsolduğu yapay bir dünyaya anlatmayı tercih ettik her şeyi. Bazen insanların çektiğimiz acıyı görmeleri için karanlık iletilerle doldurduk her yeri. Bazen bir şarkı, bazen bir resim anlattı hislerimizi. Neydi amacımız? Yine mutlu olmak mı? Belki. İnsanlar paylaştığımız acılara, beğeni butonuna tıklayarak ortak oldular. Beğeniler artarken, daha da bir yalnızlaştık. Adına sosyal medya dediğimiz bu illet tek dostumuz oldu zamanla. Eksiklik hissi artarken doğruyu bulamadık. En büyük kötülüğü de aynada gördüğümüze yaptık. Aynadakinin ne isteğini hiç önemsemedik. Orada gördüğümüz kendimize, öyle hakaretler, öyle aşağılayıcı ithamlarda bulunduk k... Sevemedik kendimizi. Karşılaştığımız her zorluğun, özgüvenimizden bir parça alıp kaçmasına izin verdik. Gün, bizden alınanı geri kazanma günü. Hak ettiğimiz, yapmayı isteyip yapamadığımız her şeyi geri alma günü. Odalarımızın penceresini bundan sonra kendimiz için açalım. Kendimiz için olsun dileklerimiz. Önce aynadakine "Günaydın, bugün harika gözüküyorsun!" diyelim. Katmerlenmiş acıyla sarılı
Sayfa 489 - Ephesus Yayınları
Biliyorum, bazen gökyüzüne bakıyorsunuz. Yıldızların ötesine dalıyor gözleriniz. Belki bir pencerenin kenarında oturuyorsunuz, belki denizin dibindeki kayalıklarda... Belki de odanızda tavana bakarak görüyorsunuz orada olmayan yıldızları... Güzel mi güzel hayaller kurarken, derin bir iç çekme dökülüyor dudaklarınızdan. Hayal kuruyorsunuz ya da üzgünsünüz. Bazen öyle bir an geliyor ki, neden üzgün olduğunuzu bile bilmiyorsunuz. Etrafınız sahte gülüşler, sahte insanlarla dolup taşarken, siz onlara cevap olarak avazınız çıktığı kadar susuyorsunuz. Etrafınızdan, size iyi gelmeyen insanlan uzaklaştırmalısınız. Çünkü siz, iyiyi bilenlersiniz. İyi olanı hak edenlersiniz. Bakin etrafınıza... Size zaran olan herkesi, her şeyi çıkanın hayatınızdan. Koca bir orta parmak gösterin onlara. Hayat, sizi üzmelerine izin vermenize yetmeyecek kadar kısa ve siz üzülmeyi hak etmiyorsunuz. Hayatınıza iyi şeyler katın. Bir yerlerde genç bir adam, odasının tavanına bakarak, sevdiği ama konuşamadığı kızı düşünüyor. Bir yerlerde genç bir kız, her gün sınıfın penceresinden sevdiği çocuğu izliyor. Bir yerlerde çoğu insan iç çekiyor. Hiçbir şey için geç değil. Ne yapmak istiyorsanız onu yapın ve kimsenin hayallerinizin önüne geçmesine izin vermeyin. Bakın, bir yerlerde de çay soğuyor.
Sayfa 507 - Ephesus Yayınları
"Kaybedeceğiz, azizim. Karanlık yine kazanacak, kaybetmiş olanlar yine kaybedecek!"
Sayfa 491 - Ephesus Yayınları