Ah be hayat, sen benimle oyun mu oynuyorsun? Ne işi var onun baş ucumda? Niye öyle şefkatle, özlemle bakıyor yüzüme? Nereden öğrendi hastanede olduğumu? Neden bu kadar endişelendi ki? Alt tarafı bayıldım. Peki, bana neler oluyor böyle? Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor, ellerim titriyor, dudaklarım titriyor, ayaklarımı hissetmiyorum. Bir insan diğerine hiç mi alışmaz? Her seferinde ilk kez görüyormuş gibi neden çarpar bir kalp? Bu nasıl bir aşk? Bu ne bitip tükenmek bilmeyen bir heyecan? Ben onun karşısında hiç mi sakin kalamayacak, hiç mi uzak duramayacağım? Ben onu görünce hep mi on beşlik yeni yetme bir kız gibi sapır sapır salaklaşacak, elimi kolumu koyacak yer bulamayacağım?
Hiç kimse hayatından çıktığında sefil olan birine tekrar dönmek istemez, kimse kimsenin hayatının kurtarıcısı olmak istemez. Sağlıklı her birey yine kendisi gibi sağlıklı ruh hâline sahip biriyle olmak ister.
Ne var biliyor musunuz? Mutlu olamıyoruz. Ne kadar çabalarsak çabalayalım, ne kadar istersek isteyelim olmuyor. Bazen marketlerden aldığımız bir çikolata ile mutlu olan bizler, çok kırdık
Biliyorum, bazen gökyüzüne bakıyorsunuz. Yıldızların ötesine dalıyor gözleriniz. Belki bir pencerenin kenarında oturuyorsunuz, belki denizin dibindeki kayalıklarda... Belki de odanızda tavana bakarak görüyorsunuz orada olmayan yıldızları... Güzel mi güzel hayaller kurarken, derin bir iç çekme dökülüyor dudaklarınızdan. Hayal kuruyorsunuz ya da üzgünsünüz. Bazen öyle bir an geliyor ki, neden üzgün olduğunuzu bile bilmiyorsunuz. Etrafınız sahte gülüşler, sahte insanlarla dolup taşarken, siz onlara cevap olarak avazınız çıktığı kadar susuyorsunuz. Etrafınızdan, size iyi gelmeyen insanlan uzaklaştırmalısınız. Çünkü siz, iyiyi bilenlersiniz. İyi olanı hak edenlersiniz. Bakin etrafınıza... Size zaran olan herkesi, her şeyi çıkanın hayatınızdan. Koca bir orta parmak gösterin onlara.
Hayat, sizi üzmelerine izin vermenize yetmeyecek kadar kısa ve siz üzülmeyi hak etmiyorsunuz. Hayatınıza iyi şeyler katın.
Bir yerlerde genç bir adam, odasının tavanına bakarak, sevdiği ama konuşamadığı kızı düşünüyor.
Bir yerlerde genç bir kız, her gün sınıfın penceresinden sevdiği çocuğu izliyor.
Bir yerlerde çoğu insan iç çekiyor.
Hiçbir şey için geç değil. Ne yapmak istiyorsanız onu yapın ve kimsenin hayallerinizin önüne geçmesine izin vermeyin.
Bakın, bir yerlerde de çay soğuyor.