Hayat kısacık bir zaman dilimi. Dün geçiyor ve bugün bakıyorsun ki kocaman bir ömür geride kalmış. Ne yaşadığından ne de geçen zamandan haberin oluyor. Geride kalan tek şey yaşanmışlıklar. Kimileri acı, kimileri tatlı. Kimileri kazanç, kimileri kayıp. Kimileri sevinç, kimileri hüzün. Hayat, acısıyla tatlısıyla güzel. Önemli olan sen öldükten sonra arkandan ne diyecekleri. Eğer güzel bir şekilde anılabiliyorsan dünyadaki en büyük gurur ve mutluluk bu. Bunun yanında yaşama bakışın ve sonrasında nasıl hareket ettiğin de önemli. Arkanda bir eser bırakabiliyor musun, senden değerlisi yok bana göre. Bıraktığın eser, birbirinden değerli kitaplar, filmler, sanat eserleri, fabrikalar, okullar, öğrenciler ya da başka bir şey olabilir. Belki de ardında bıraktığın hayırlı bir evlat. Kim hayata nasıl bakarsa öyle görür. Tabii ki bakmasını da, görmesini de bilmek gerekir. Nice gören körler var bu dünyada. Bakmak başka bir şey, görmek başka. İnsanın hayalleri olmalı hayata, geleceğine dair. Geleceğini hayal etmeyen birinin yarını olamaz. İnsan önce bir şeyi hayal etmeli, sonra onu çok istemeli. Daha sonra onu elde edinceye kadar yılmadan, usanmadan bazen uykusuz, bazen yorgun, bazen gözyaşları içinde kalsa da hedefinden asla vazgeçmemeli. İnsanı insan yapan değerlerden asla taviz vermemeli. Kimsenin hakkını yemeden, kibirlenmeden, insan ayrımı, din, dil, ırk ayrımı gözetmeden yaşamalı. Tüm çevresi tarafından sevilmeli ve fayda sağlayacak işler yapmalı.
Kendi haklarını savunduğun gibi birlikte çalıştığın kişilerin de haklarını savunacaksın. Evet, ben bir çok ilke imza atan Ataman Özbay'ım. Ama unutulmamalıdır ki ben öncelikle İzmit'in gariban bir mahallesinden hayata adımını atan biriyim. Tüm zorluklara rağmen mutlak başarıyı hedefleyen, ama asla amacı çok para kazanmak olan biri