Gerçi yaşın bizi yumuşatmasını niçin bekliyoruz ki? Erdemleri ödüllendirmek yaşamın işi değilse, onun sonuna doğru bize uyarılarda bulunmak, rahatlık duyguları vermek niye yaşamın işi olsun? Nostalji, olası hangi evrimci amaca hizmet edebilir?
Şu çarpıcı nokta bana gençlikle yaşlılık arasındaki farklardan biri olabilirmiş gibi geliyor: gençken, kendimiz için farklı gelecekler yaratırız; yaşlandığımızdaysa, başkaları için farklı geçmişler uydururuz.
"Her Gün Pazar", bu sözcükler beni kendi durgunluk yıllarıma, yaşamın başlamasının o korkunç bekleyişine geri götürdü.(...) Peki şarkı nasıl devam ediyor? diye sordum. Nasıl yani? dedi. Şey, sonraki dize ne? Anlamıyorsun galiba? dedi. Şarkı ondan ibaret. O dizeyi tekrar tekrar yineliyorlar, ta ki şarkı sona erene dek. Gülümsediğimi anımsıyorum. "Her Gün Pazar" bundan fena bir kitabe olmazdı, öyle değil mi?