elif

elif
𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟
rüya görüyorum bazen. ben, ama dev gibi ve dimdik ayakta. tüm sihrim yanımda ve beklediğim hiçbir gürültü (acı) yok ve betsey ile lucy de orada, kıkırdayan genç kızlar tüm dişlerini göstererek gülüyorlar elleri dopdolu ve biz birileri için değerliyiz yanımızda tutabildiğimiz bebeklerimiz var ölmemiş ve toprağa girmemiş, göletin kenarına gömülmemiş bebekler ve ben dans etmeyi biliyorum, kendi müziğimi koruyorum ve insanlar sürekli diyor ki: Söyle Anarcha söyle! ve ben bir ezgi çıkarıyorum, hep beraber dönüyoruz ve ellerimizi birleştiriyoruz ve her şeyi Tanrı’ya anlatıyorum dans eden ayaklarımla tıkırdayan kahkahalar yağmur bazen beyaz eldivenler, danteller de var, gökyüzü ve boynuma dolayabileceğim yıldızlar kutsal bir yer . . . aşkın icadı. i dream sometimes. me, but big and standin. i got all my magic wit me and ain’t no noise i’m waitin on and betsey and lucy there too, gigglin girls showin all they teeth with full hands and we matter to somebody and got babies we can keep
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
işte o an söküp atıyorum şu kendi aptal kalbimi . . . tam orada Efendi-Doktor’un başka bir yere giderken su içmek için uğrayan bir köle tüccarına hâlâ birkaç mili kalmış bir katır olduğumu söylediği tam o anda, tam orada tam orada Efendi-Doktor nasıl canımın yandığını hiç görmeyip şöyle dediğinde: dayanıklı, yaşlı bir kızdır o, sağlam bir darbeyi/kırbacı kaldırabilir tam orada tam orada kadınlığımdan kalan o küçücük parçayı da kazıyıp çıkarıyorum ve hayaletleşmiş kemiklerinin dere yatağına saçılmasına izin veriyorum hatırlanmaya yetecek kadar bile bir şey kalmadı ondan böylesi en iyisi. bebek yok. parçalanmış rahim. kan ve ... ve
ve ne güzel olurdu belki birini sevmek o sevginin geri döndüğünü hissetmek alay etmeden boynu bükük olmadan ama hissetmek onu ve parıldayarak gitmek birinin peşinden and how it woulda been nice maybe to love somebody to feel it come back not mockin not wit its head down but to feel it and go glitterin off after somebody
erkeklerin umurunda değil diriliş falan söz konusu kadınlarsa ve dövülmek için sahip olduğumuz şu etse . . . bir çivi, bir çivi, doğmuş olma günahı için. men don’t care nuthin ’bout resurrection not with womenfolk and the flesh we got for poundin . . . a nail, a nail, for the sin of bein born.
daha fazla zenciye ihtiyaçları olduğunu söyledi sanki marketten süt almak lazımmış gibi sanki yumurta ya da mısır unu bitmiş gibi basit bir şeydi bu, bilirsin . . . bu ifade ve o ifadenin bir omuz silkme ya da bir göz kırpma gibi hafifliği diğer üçü gibi, bir şekilde içeriden mahvolmuş daha fazla kadın evi belki bir diriliş şehri olacaktı ya da tıbbi bir mucize . . . ne zaman kanayan siyah bir kız görsen şunu düşün: İlerleme. What they needed was more negroes Like sayin you need to pick up milk from the store Like sayin you outta eggs and corn meal It was a simple thing you know . . . The statement and the weightlessness Of it like a shrug or a wink More women like the other three Ruined somehow from the inside His house would be a city of resurrection maybe Or medical marvel . . . Every time you see a black girl bleeding Think: Progress.