elif

elif
𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟
Çevresine bakındı. Çeşit çeşit insan vardı vagonda, Büyük çoğunluğu hayatın kıyısında, kendine çok küçük bir yer tutarak yaşamaya çalışıyordu, küçücük bir yer, hayatta kalmak için. Sonuçta amaç iyi yaşamak mıydı? İyi yaşayan mı kârlıydı? İyi yaşamak, hayattan daha fazla tat almak için her şey yapılabilir miydi? Yoksa sıkıntılı olsa da değerlerine titizlenilen bir hayat mıydı doğru olan? Şebnem nasıl yaşıyordu? Doğru mu? İyi mi? Acıklı mı? Doğru denen şey ne?
Sayfa 124 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Otel odalarında yalnızlıktan bunaldığı, içinde her şeyin kötüye gideceğine ilişkin temelsiz bir korku belirdiği zamanlarda, İstanbul'da sahaf önlerindeki yığınlardan zevkle seçtiği ya da büyük kitapçılardan aldığı, yola çıkmadan önce çantasına attığı, hemen başlayıp bir türlü bitiremediği kitaplardan birini alır, genellikle başucu lambası bulunmayan berbat odalarda, tavandan sarkan ampulün çiğ ışığında, yazıyla yaratılmış insanların ruhlarında birikenleri okurken, az sonra okumaktan uzaklaştığını, gözleri kitabın satırlarını takip ettiği halde, aklının başka yerlerde gezindiğini fark ederdi Ersin. Bazen okuduğu romanda, hikâyede yer alan önemsiz bir kişiye takılırdı. Takıldığı kişinin metne girme nedeninin bir tek cümleden ibaret olduğunu görür, herkesin hayatının doğru söylenmiş bir cümleye sığabileceğini düşünürdü. Şimdi kendi cümlesini arıyordu: hayattan beklediği şeyleri elde ettiği anda hepsinin budalaca olduğunu anlamış, yalnız bir adam... Belki. Bir cümle olabilir miydi bir hayatı değerli kılan? Yoksa, tek cümleye sığdırılmış hayat çok mu boştu? Hayatın nesi doğruydu, nesi yanlış? Ya da bu türden soruları sormak doğru muydu? Neden soruyordu bunları?
Sayfa 123 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Başarı mı Vahşet mi? Jinekolojinin "Babası" ve Anneleri
9/10
·112 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 21:04
Kitap ve araştırmam bittiğinde açıkçası ne düşünmem gerektiğini bilemedim. Dünyada milyonlarca buluş var ve bunlar çat diye oluşmadı; bir şeylerden feda edildi. Zaman, sağlık, huzur... Feda edilen şeyler olmasa belki de bu buluşlar olmazdı ama tıp icatları söz konusu olduğunda hep garip hissetmişimdir. ​Jinekoloji, en genel tanımı ile kadın üreme sisteminin yapısal ve işlevsel özelliklerini, bu sistemde görülen hastalıkları inceleyen; tanı ve tedavi yöntemlerini kapsayan tıp dalıdır. Şüphesiz diğer alanlar gibi çok önemli bir alan ve jinekolojinin buralara gelmesinde yardımı olanlar da bir o kadar önemli. J. Marion Sims, modern jinekolojinin babası sayılan doktordur. Kendisi; günümüzde kullanılan sentetik dikişlerin ve paslanmaz çelik telin temeli olan gümüş teli buldu diyebiliriz. Keza Sims Spekulumu, Vajinal Kateter ve Sims pozisyonu da buna dahildir. Peki bu başarı sadece ona mı aitti? Bunca şey bulunana kadar denek olan kadınlar ne olacak? ​Anarcha Westcott, 1845 yılının yazında 17 yaşında doğum yapan bir genç kızdı. Doğumu 3 gün sürdü ve çok acılı geçti. Doğum sonrası bebeğini kaybeden Anarcha’da ise "fistül" dediğimiz hasarlar kaldı. Fistül, o dönemlerde yaygın bir hastalıktı. Bebek doğum kanalında sıkışıp kaldığında, bebeğin başı annenin iç dokularına (mesane ve vajina arasına) saatlerce baskı yapıyordu. Bu baskı o bölgedeki kan akışını durduruyor ve dokuların ölmesine sebep oluyordu. Doğumdan birkaç gün sonra ölen dokular düşüyor ve mesane ile vajina arasında "yapay bir delik" oluşuyordu. Dr. Sims’e başta bu vakalardan gelse de kendisi bunu tedavi edemeyeceğini söyleyip herkesi geri gönderiyordu. Bir gün, attan düşen bir kadının tedavisi esnasında aslında fistülü net bir şekilde görebildiğini ve bunu tedavi edebileceğini fark etti. ​Bunun sonucunda
Anarcha SpeaksDominique Christina · Beacon Press · 20181 okunma

elif

, bir kitap okudu
9/10
·112 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 21:04
·
2026 16. kitabı
Dominique Christina
9/10 · 1 okunma
belki oğlumu görürüm? belki onu kendim tanıyabilirim? belki güneşi ağzıma alırım her yerim ışık olana dek çiğnerim onu bu muazzam bir şey olmaz mıydı? al beni öyleyse rab . . . bu tozu, bu dikkate değer olmayan tozu ve mucizeler yarat onunla . . . ne olduğumla ve neler çektiğimle büyük ve harika bir şey yap yap bunu rab . . . boz büyümü. çöz beni. maybe see my son? maybe know him for myself? maybe put the sun in my mouth chew it up til i’m light all over wouldn’t that be something? so take me lord . . . this dust this unremarkable dust and do miracles with it . . . some great and wonderful thing with what i been and what i been through do it lord . . . unspell me. unspell me.