işte kimsenin bilmediği şey şu
ben hiçbir şeyi sevmedim
tek bir şeyi bile
sabahı değil çünkü o bir balta ağzı
geceyi değil çünkü o bir cinayet
nehri değil çünkü yeterince derin değil
birlikte kanadığım insanları değil
çünkü onlar da aynı yıkımın parçası
yarını ya da bugünü değil
kendi aptal irademi bile değil
çünkü o, çoğu gün
boynumdaki o ilmik.
o kuş baharı taklit ediyor
kendi dinini arıyor
bu bebek, her neyse o
öğrenecek–
kanatsızım ben ve sevmek mi, asla.
here is what nobody knowsi ain’t never loved nothinnot one thingnot the mornin cuz that’s an axe bladenot the night cuz that’s a murdernot the river cuz it ain’t deep enoughnot the folk i bleed witcuz they the same ruinnot tomorrow or todayor my own dumb willcuz it’s the noose ’round my neckmost days
ey cennet, tatlı olmalısın
çünkü efendi (massa) seni bulamaz
kırbaççı ve sahip olduğu
tüm o pislikler için
hiçbir "tatlı gelecek" yok orda
oraya vardığımda
öylece oturup
dizlerimi karnıma çekeceğim
ellerimi çırpacağım
ay ikiye bölünene dek haykıracağım
ey cennet, bana yerin var mı?
bir hayalet için boş bir odan?
öyle uzun zamandır açım ki
kıtlık, tek şarkım benim
bir okyanusla ikiye bölünmüşüm
hasretle parça parça edilmişim
o heaven you must be sweetcuz massa caint find youno sweet by and byfor the lash man and all the nastinesshe gotwhen i get therei gon sit right down andraise my kneesclap these handsshout til the moon splitso heaven you got space for me?a spare room for a phantom?i been hungry so long
içinde bir ceset olmayan
tek bir gün doğumu bile görmedim ben
ismimi istiyorum
ismimi ya rab,
gün ışığından
bir uzun rüya.
i ain’t never seen a sunrise withouta body in iti want my namemy name lord,one long dreamof daylight.