Elif Karaöz

Duvak, portakal çiçekleri, așk... Bunlar güzel ama para nerede? Ey așkın meșru ve temiz mutluluğu! Demek seni de satın almak gerek?
Sayfa 404·Kitabı okudu
Reklam
Oblomov yüksek sesle kendi kendine: - Bu nasıl iștir? dedi. Demek așk da geçiyor. Bense öyle sanıyordum ki âșıkların hayatı sıcak bir öğle vakti gibi rüzgârsız, hareketsizdir. Halbuki sevgide de rahat yok. O da değișiyor, durmadan değișiyor... Bütün hayat gibi.
Sayfa 325·Kitabı okudu
- Niçin böyle dertlisiniz? - Bilmem ki, Olga Sergeyevna. Mutlu olmama da neden yok; nasıl olayım? - Çalıșın, insanlarla daha fazla düșüp kalkın. - İnsanın bir gayesi olmalı ki, çalıșsın. Benim gayem ne? Hiçbir șey. - Gaye yașamak. - İnsan niçin yașadığını bilmezse günü gününe yașamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten bașka zevki olmuyor. Bugün nasıl yașadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.
Sayfa 286·Kitabı okudu
Ya șimdi ya hiçbir zaman, unutma...
Sayfa 228·Kitabı okudu
Her șeyi biliyorum, anlıyorum, ama gücüm, iradem yok.
Sayfa 225·Kitabı okudu
Reklam