Pınar Kür ile tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Çok akıcı bir kitap olduğunu söylemek isterim öncelikle. Yazar romanı harflerle belirttiği bölümlere ayırmış. Y-E-L diye. Kitabın adından da anlaşılacağı gibi bu bir cinayet romanı, fakat herhangi bir polisiye romanla eş değer değil. Katil ve maktul başlangıçta belli gibi duruyor fakat ilerleyen bölümlerde karışıyor ve başlarda tahmin ettiğiniz katilin gerçek katil olup olmadığını sorguluyorsunuz. Ben açıkçası ilerledikçe başlarda gördüğüm katili gerçekten katil olarak değerlendirebilir miyiz sorusuyla boğuşurken kendimi Michel Foucault’un suç kavramını açıkladığı eserinde, Hapishanenin Doğuşunda, buldum kendimi. Yazar okuru suç, masumiyet, katil ve maktulun kim olduğu, ne olduğu konusunda sorgulamaya irdelemeye götürüyor. Bu irdelemenin kolay kolay yatışmayacağı gerçeğiyle okur kitabın sonunda baş başa kalıyor