meğer ne kadar rahatmışım… meğer insanlar ne bedbaht ve ne kadar büyük acıların içinde yaşam savaşı veriyorlarmış. bir balık kadar mahzun ve savaşın ve esaretin ortasında yoksullukla mücadele veren insanlar, paramparça olan ve sanki bir kemiğin kırılışı gibi çatır çatır batan koskoca bir imparatorluk… elimi cebime atıyorum boş, sokaklar karanlık ve ben tek başımayım artık.
Sanat bize kaderdi, varlığımızdı, sonumuzdu, ikimizdi, sendi, bendi, aşktı, tutkumuzdu, serin bir rüzgâr gibi tenimizi yalar, içimizde türlü ürpertiler estirirdi. Canımız sanata emanetti, o bizim hikâyemizdi.