beden yerine zihinle nefret etmek, cinayetleri, beden yerine zihinle sevmekse yalanları azaltacaktı. beden yerine zihinle çalışmak işsizliği, beden yerine zihinle var olmak tatminsizliği yok edecekti.
toplum gözünde suç olan, bireyin dünyasında vazgeçilmez hâle gelmişti. toplum ile birey arasında genişleyen ahlak farkı, ikisinin de hastalanmasının temel nedeniydi.
çünkü kendilerini mahkûm ettikleri amaçlar, doğalarına aykırıdır. bu yüzden tatminsizlikleri, varlıkları kadar büyük olur. oysa denklemleri basittir. gücün ya da sevginin tatmin getireceğine inanmış, ancak ikisine de kavuştuklarında daha fazlasını istemişlerdir. ve tatminsizlikleri, daha doğrusu, basit denklemlerinin eşitsizliği karşısında bocalayarak delirmişlerdir.
çünkü duygular, insanın yalnızlığını reddedişiyle başlayan kurgunun sözlüğünde yer alırlar. bu sözlükte her duygunun bir adı ve tanımı vardır. önce adlar ve tanımlar ezberlenir, sonra da insan hissettiğini sanır. oysa insan, bir düşüncedir.