Elif

Puan vermedi·264 syf.··
2018 152. kitabı
Varoluşçuluğu sadece eğitim bilimleri kitabında bir sözcük olarak görmüş ve kafasında oldukça soyut haliyle var olan benim gibi bir sayısalcı iseniz, bu kitap zihninizde somut anlamlar oluşturmak için güzel bir eser. Nesnelere karşı, var oluşuna karşı sürekli bir sorgulama içinde Roquentin adlı baş karakter. Bunun yol açtığı 'bulantı' üzerine, sebeplerini araştırarak ilerledik. Anny ile karşılaştığı sahne akıcı, güzeldi fakat genel anlamda kitap çok ağır ilerledi, çünkü sadece sakin kafayla okuduğumda ilerleyebiliyordum. Yine de bu kitabı bitiren kimsenin yazarı tam anlamıyla anlayamayacağını iddia ediyorum. Karmaşık bir kafa yapısı var ana karakterin, biraz da hastalıklı. Çok fazla içine düşmediğim, kendimi kaptırmadığım (belki de bunu istemediğim) için, öyle ahım şahım bir etkilenme söz konusu değil, herkes kendince değerlendirmeli.
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·424 syf.··
2018 100. kitabı
Bu kadar uzatmazdım normalde, okulların açıldığı döneme denk gelmeseydi. Çünkü bence harika kurgulanmış, yavaş ilerleyişimi vakitsizliğime bağlayayım derken, bu kitabı okuyan birkaç arkadaşımdan şu yorum geldi: 'Ben de bi solukta bitiremedim.' O zaman, ağır ilerleyişi olay örüntüsünün fazla dolambaçlı olmasına bağlıyorum. Bi gecede bitirseniz biter, ama bana öyle olmadı. Hayati Tehlike, Şebnem Şibumi gibi kafiyeli isimlerle yeniden karşılaşıyoruz ve cinayetler silsilesi, polisiye ve esprilerin harmanlandığı, şaşırtıcı bir şekilde birleşen ayrık hikayeler var. Altı çizilesi, zekaya hayran bıraktıran cümleler yine fazlasıyla mevcut, beni sıkan bir iki bölüm oldu, o kadar da olur diyorum. Dublörün Dilemması'ndan kurgu olarak, içerik olarak çok daha yoğun olduğunu düşünüyorum fakat hislerim, Korkma Ben Varım'dan daha az etkilendiğimi söylüyor.
Korkma Ben VarımMurat Menteş · İletişim Yayınları · 20199,7bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2018 43. kitabı
Bu kitaba gösterilen kesinlikle haklı bir ilgi. Mekan olarak sınırlı, konu olarak alabildiğine derin. Breuer ve Nietzsche'nin doktor-hasta ilişkisi olarak başlayan kitap Freud'un da olaya girmesiyle bambaşka boyutlara geçiyor. Freud bu kadar pasif olmamalı dedim başlarda, ama sadece başlarda. Doğru melodiyle doğru dansı yapmak gibi çok sayıda replik dönüyor zihnimde ve etkisi hiç geçmesin istiyorum. Olayları herhangi bir şekilde detaylandırıp ipucu vermek istemiyorum çünkü ne söylesem içi boş kalmayacak. Sadece başlık takıntımdan dolayı Nietzsche ne zaman ağlayacak? Yoksa bir benzetme, başka bir şeye mi ithaf edilmiş diye sürekli arandım, e buldum tabii ve cevap oldukça tatmin edici oldu. Kitabın sonundaki yazarın notu kısmını bu tarzda yazan bütün yazarlar örnek alsın istiyorum, gerçekler ve kurguyu ayırmamız için on numara bir ekleme olmuş. Böyle düşünceli yazarlara hastayım. Sonuç olarak, vallahi de okumakta geç kalmışım dediğim onlarca kitaptan biri oldu. Daha da vardır elbet. Ön sıralara alsın yine de okumayanlar, pişman olmama garantilidir efenim.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2018 174. kitabı
Dönemin portresini betimleme şekli, romancılığı tartışma götürmeyecek kadar netlik kazandı bende ikinci okuduğum romanıyla beraber. Kitap öyle bir düzenlenmiş ki, ilk 10 sayfayı okuduktan sonra Yusuf'a bir ağabey, bir kardeş gibi bağlı hissediyorsunuz ve Yusuf'a yapılan iyilik ve kötülükler, onun mutluluğu ve mutsuzluğu kendinize atfedilmiş gibi geliyor. Bu kadar yakın hissettikten sonra da dolu gözlerle okuduğum, ağlamaklı olduğum satırlar yoğunlaştı. Uzun zamandır bir romanın bu kadar içinde bulunmamıştım. Zamanın memuriyetinde işlerin yürüme şekli, ast-üst ilişkileri de çok güzel anlatılmış ki günümüzle kıyaslama şansı bulup acı bi tebessüm bırakabilen bir detaydır bu da. Etkilendim, sevdim, bitirip ayrılması zor oldu, altını çizdim, yine kitabı karalamış bulundum. Kürk Mantolu Madonna ile kıyaslama yapmak istemiyorum aslında ikisinden de farklı tatlar aldım fakat bu kitap kesinlikle bana göre daha özeldi. Sonu sebebiyle içim buruk mu? Buruk. Ama Sabahattin Ali'ye bu konuda sitem edemiyorum, sadece bu kitap için teşekkür edebiliyorum.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2018 45. kitabı
Yani bir kitap okuyacağını zannedip içinde onlarca kitabı aynı anda okumaktı bu tabiri caizse. Bu kadar dolu, bu kadar anlamlı bir kitap beklememiştim açıkçası. Felsefeye ilgim yok diyemem, var da diyemem ama bunu nasıl hissederseniz hissedin okumalısınız. Geç mi kaldım? Demek ki bu zamanda okumam gerekiyormuş, o yüzden hayır. Felsefe kitabı mı roman mı tarih kitabı mı diye sorarsak hepsinin bir arada olduğu cevabı kaçınılmaz. Sokrates'ten Descartes'a, Marx'tan Freud'a kadar birçok filozofa kısa bir bakış denebilecek ama daha dolu nasıl anlatılırdı da diyebilecek kadar yaklaşıyorsunuz. Diğer taraftan ilerlemekte olan Sofie, Hilde, Knag, Knox'un öyküsü ise tamamen kitabı ders kitabı modundan çıkarıp keyifli bir hale -elbet yine felsefi bir şekilde- getiriyor. Kafası karışmasın diye felsefe okumayan varsa ekleyeyim, kafa biraz karışmadan hiçbir ilerleme kaydedemeyiz, beyaz karga görmekten korkmayalım, onu hayatımız boyunca arayalım diyorum. Tavşanın tüylerinin en uç noktasına ulaşamasak da, dibinde uyuklayanlardan olmayalım.
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma